(2659 S. K. m. 16) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı S.S. vekili Avukat İ.T. tarafından, davalı DEDAŞ Elk. Dağ. Müessese Müdürlüğü vd. aleyhine 14.06.2002-20.09.2006 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.10.2006 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı S.S. ile davalı DEDAŞ Elk. Dağ. Müessese Müdürlüğü vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.10.2007 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı DEDAŞ vekili Avukat S.C. ve davalı asıl V.K. ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat İdris Tanış geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş kararı davacılardan S.S. ile davalılardan DEDAŞ Elk. Dağ. Müessese Müdürlüğü temyiz etmişlerdir.
Davacı S.S.'in oğlu küçük H.S. daimi işgücü kaybına uğrayacak biçimde elektrik çarpması sonucu yaralanmış olup, davacı baba da bu yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece davacı babanın bu olay nedeniyle buhran geçirdiği, tedavi gördüğü ispatlanamadığından dava reddedilmiştir.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ye ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklar olduğu ve bunların fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacının çocuğunun yaralanmasının, duygusal değerlere saldırı kapsamı içine girip girmediği konusu üzerine durulmak gerekir. Duygusal kişilik değerler, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, bizzat kişinin şahsına bağlı olmayıp özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda BK.'nun 49. maddesi düzenlemesi itibariyle kişinin bizzat değil de yakınlarının (karı-koca, ana-baba ve çocukları) ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların ortaya çıkıp kanıtlanması halinde duygusal değerlerin ihlal edildiği ve bozulduğu böylece aile birliği içinde korunması gereken gönül bağlılığının zarar gördüğünün kabulü gerekir. Somut olayda yukarıda açıklanan koşulların gerçekleştiği, davacı babanın ağır surette yaralanan çocuğu nedeniyle BK.'nun 49. maddesi uyarınca manevi zarara uğradığının kabulü ile uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmek gerekirken istemin tümden reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a- Davacı küçüğün daimi iş gücü kaybı raporu tek hekimli Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınmıştır. Ancak bu rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Adli Tıp Kanunu'nun 16. maddesine göre Adli Tıp İlgili İhtisas Kurulu'ndan 26.05.1972 tarih 4496 sayılı SSK Sağlık İşleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak alınacak raporla davacının daimi iş gücü kaybı oranı belirlenmek ve buna göre zarar kalemlerine hükmedilmek gerekirken, eksik incelemeye göre verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
b- Davacı için bakıcı giderine de hükmedilmiş ise de, davacının sürekli olarak bir bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı konusunda da rapor alınması ve bu rapor sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken usul ve yasaya aykırı biçimde bakıcı giderine hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
c- Pasif dönem hesabında, hesaba esas gelirin yıl yıl artırıma tabi tutulması da dairemiz yerleşik uygulamalarına, usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın hesap hatası yönünden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı S.S., 3 (a,b,c) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı DEDAŞ Elk. Dağ. Müessese Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı S.S. yararına takdir olunan 500,00.-YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara ve temyiz eden davalı DEDAŞ yararına takdir olunan 500,00.-YTL duruşma avukatlık ücretinin de davacı S.S.'e yükletilmesine ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 16.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy