(818 S. K. m. 45, 47)
Dava: Davacı Gürsel Sarı vd.leri vekili Avukat Ali Çimen tarafından, davalı Nihat Karabağıl'lı vd.leri aleyhine 05.08.2002 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 12.09.2005 günlü kararın Yargıtay' da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04.03.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Ali Çimen geldi, karşı taraftan davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ölenin annesi, babası ve kardeşi olarak davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu desteğin ölümünden dolayı maddi ve manevi tazminat istemişlerdir. Davalılar cevaplarında davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı tarafın (2/8), ölen çocuğun (6/8) kusurlu olduğu kabul edilerek hesap raporlarındaki kusur ve bakım yetiştirme giderlerinin indirimi sonucunda davacıların maddi zararlarının olmadığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemleri tümden reddedilmiştir.
Davaya konu trafik kazası, davacı anne ile olay tarihinde 3-4 yaşlarında olan desteğin meskun mahalde yaya kaldırım-banket bulunmayan taşıt yolunun sağ tarafında yürürlerken davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu halk otobüsünün hızla gelerek çocuğa çarpması ve başının üzerinden geçerek ölümüne sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşmiştir. Her ne kadar yayaların taşıt yolunun sağından yürümesi kusurlu bir davranış ise de davalı aracının da hızlı olması ve kazayı önleyici tedbir almakta gecikmesi gibi sebepler gözetildiğinde desteğe verilen (6/8) oranındaki ağır kusur uygun değildir. Olayın anlatılan bu gelişimi dikkate alındığında davalının kusurunun kabul edilenden daha fazla oranda olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece kusur oranlarının dağılımı yeniden belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir.
Kabule göre de, davalı tarafın (2/8) kusurlu olduğu kabul edildiği halde manevi tazminat taleplerinin de reddi doğru değildir. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy