(2004 S. K. m. 97)
Davacı F. Aykaç ve A.Çoban vekili Avukat C. Toraman tarafından, davalı H. Uzun aleyhine 03.05.2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.11.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, haczedilen eşya üzerinde haksız yere istihkak iddiasında bulunan davalının alacağın tahsiline engel olduğunu, aradan geçen sürede haczedilenler kaçırıldığından dolayı satış gerçekleşmediğinden alacağın bir kısmını tahsil edemediklerini belirterek bu yüzden uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalı ise, haczedilen eşyanın gerçekten kendisine ait olduğunu, istihkak iddiasının reddedilmesinin haksız olduğunu göstermeyeceğini, istihkak iddiasının haczi durdurmayacağını, istihkak davası reddedildikten sonra icraya devam ederek malların satışını istemeyen davacıların tazminat isteyemeyeceğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacıların davalının dava dışı oğlu S. D. Uzun'dan alacaklı oldukları, borçlu hakkında icra takibi başlatarak borçluya ait olduğunu ileri sürdükleri evde yapılan haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, evde bulunan kardeşi M. Uzun'un evin borçluya ait olmayıp annesi davalıya ait olduğunu söylediği, istihkak iddia edenin kendisi istihkak iddiasında bulunmadığından hacze geçilerek bir kısım ev eşyasının haczedildiği sırada eve gelen borçlunun hacizli malların annesi olan davalıya ait olduğunu söylediği, alacaklı vekilinin muvafakati ile haczedilen eşyanın yediemin olarak borçluya bırakıldığı, davalı tarafından açılan istihkak davası sırasında haczedilen eşyanın hacizli olarak davalıya teslimine tedbiren karar verildiği ancak, kanıtlanamayan istihkak iddiası reddedildiği ve kararın kesinleştiği, davalının aynı şekilde başka bir yerde yapılan haciz nedeniyle de istihkak iddiasında bulunduğu, bu iddia ile takip açtığı, istihkak davasının takip etmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiği, haczedilen eşyanın icra müdürlüğüne teslimi için yediemin olan borçluya çıkartılan muhtıranın adresten ayrıldığı belirtilerek iade edildiği anlaşılmaktadır.
Haczedilen eşyanın kendisine ait olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasında bulunan davalının bu iddiasını kanıtlamak amacıyla istihkak davası açması yasal dava açma hakkının kullanılması niteliğinde olup bundan dolayı zarar görüldüğü iddiası ile tazminat istenemez.
Mahkemece, açıklanan yön gözetilerek istemin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy