(2709 S. K. m. 129) (657 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Songül Berber ile Gülce İdil Ulu vekili Avukat Özgen Hindistan tarafından, davalı Ankara Üniversitesi Rektörlüğü ve diğerleri aleyhine 31.03.2006 gününde verilen dilekçe ile yanlış tedavi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalı Üniversite Rektörlüğü yönünden yargı yolu bakımından reddine, diğer davalılar yönünden de husumetten reddine dair verilen 07.12.2006 günlü kararın Yargıtay' da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.03.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili gelmedi, karşı taraftan davalılardan Koray Ceylan vekili Avukat Akın Şenol ve Ankara Üniversitesi Rektörlüğü vekili Avukat Osman Fırat Turan ile Gülay Kınıklı vekili Avukat Sıla Kalkan geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraftara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalı Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 'ne yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Diğer davalılar Gülay Kınıklı ve Koray Ceyhan'a yönelik temyize gelince; Dava, yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem davalı Ankara Üniversitesi Rektörlüğü yönünden idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından, diğer davalı doktorlar yönünden ise husumet yokluğundan reddedilmiş, kararı davacılar temyiz etmişlerdir.
Davacılar dava dilekçesinde desteklerinin davalı üniversite hastanesinde görevli diğer davalı doktorlar tarafından hastalığının geç teşhis edilmesi ve tedavide geç kalınması nedeniyle kanserden öldüğünü; bu tür hastalıklarda yapılmaması gerektiği ve desteğe bir kez uygulandığı halde ikinci kez iğne ile biyopsi yapılarak ve tetkiklerin 2 aya yakın süre devam ettirilerek kanserin iç organlara yayılmasına ve müdahalede geç kalınması nedeniyle gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek meslek ve sanatta acemilikle olaya neden olduklarını belirterek desteklerinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemişlerdir. Bu anlatım biçimiyle davalı doktorlar yönünden kişisel kusurları olduğu iddiasında bulunulmuştur.
Davalılar cevaplarında kusurları bulunmadığını ve husumetin idareye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Üniversite yönünden yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine, davalı doktorlar yönünden ise idarenin ajanı konumundaki çalışanlar olduklarından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından davalı doktorların kişisel kusurları bulunduğu iddiasına dayanıldığından mahkemece onlar yönünden işin esası incelenmeli, tedaviye dair deliller toplanmalı; teşhis ve tedavi de kusurları olup olmadığı konusunda uzman bilirkişilerden bilirkişi raporu alınıp varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemenin anılan yönü gözetmeden yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; davalı Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'ne yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin Ankara Üniversitesi'nden gayrı davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.03.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 11.03.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy