(818 S. K. m. 41, 49, 53)
Dava: Davacı G. U. vekili Avukat B. U. tarafından, davalı Ardıç Tur. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 17.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz istemine gelince; dava, trafik kazası nedeniyle efor kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacı, eşinin kullandığı araçla Erdemli'den Mersin'e doğru seyir halinde iken davalı sürücünün arkadan çarpması nedeniyle araçlarının karşı şeride geçtiğini; burada başka bir araçla da çarpışmaları sonucu yaralandığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı kendisine yüklenecek bir kusur bulunmadığını, diğer aracın sağ şeritten sol şeride sinyal ve işaret vermeden geçmek için direksiyon kırarak doğrultu değiştirdiğini ve durmak için frene basması nedeniyle kazanın meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının 2/8 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sürücü olay nedeniyle ceza mahkemesinde yargılanmış ve tam kusurlu olduğu tespit edilerek cezalandırılmıştır. Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca; hukuk hakimi; ceza mahkemesinin belli olguyu saptayan mahkumiyet kararı ile bağlıdır. İncelenen dosyada, olaya özgü olarak ceza mahkemesinin vardığı sonuç maddi olayın açıklığa kavuşturulması ile ilgili bulunduğundan hukuk hakimini bağlayacaktır. Ceza mahkemesinde belirlenen olgu hukuk mahkemesinde delillerle değiştirilmediğine göre, davalının tam kusurlu olduğu benimsenerek sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, kusurun daha aza indirilerek maddi tazminattan indirim yapılması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazları 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.01.2008 gününde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy