(2709 S. K. m. 129) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Halil Eylen ve diğerleri vekili Avukat Filiz Özyurt tarafından, davalı Özden Varal ve diğerleri aleyhine 16.03.2006 gününde verilen dilekçe ile yanlış tedavi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın gerçek kişiler yönünden dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine dair verilen 11.11.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalılardan Sağlık Bakanlığı'na yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalılardan Özden Yaral ve Aykut Okumuş'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, devlet hastanesinde davalı doktor ve anestezi teknisyeni tarafından yapılan tedavinin hatalı olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Sağlık Bakanlığı yönünden idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davalı doktor Özden Yaral ve teknisyen Aykut Okumuş yönünden ise Anayasa'nın 129/5. maddesi uyarınca husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar temyiz etmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde, davacılardan Hatice Eylen'in Lüleburgaz Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde geçirdiği ameliyat sonucu gerek personel ve gerekse ameliyathanedeki malzemelerin arızalı ve yetersiz oluşundan yeterli oksijen alamadığından bilincini yitirip yatağa bağlı hale geldiğini, ameliyatı yapan doktor Özden Yaral ile anestezi teknisyeni Aykut Okumuş hakkında Asliye Ceza Mahkemesinde tedbirsizlik-dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığını; davalı Sağlık Bakanlığı yanında hastanenin ve ameliyathanenin koşullarını en iyi bilebilecek durumda olmaları, buna rağmen ihtimalleri göz ardı ederek umursamaz davranmaları nedeniyle davalı doktor ve anestezi teknisyeninin kusurları olduğunu iddia ederek tazminat isteminde bulunmuşlardır. Bu bağlamda davalı görevliler yönünden hizmetten ayrılabilen kişisel kusur iddiası bulunduğuna göre artık iddianın esastan incelenip çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemenin bu yönü gözetmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07.02.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) kusurları sonucu şahıslara zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar gören şahısların kamu görevlileri aleyhine adli yargıda açtıkları tazminat davasıdır.
Anayasa'nın 129/5. maddesindeki Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir hükmü ile buna paralel olarak düzenlenmiş olan 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13. maddesi hükmünün açık, net ve amir olması, bu düzenlemeler gereğince kamu görevinden dolayı zarar gören kişilerin ancak idare aleyhine idari yargıda dava açabileceği, kamu görevlisi aleyhine adli yargıda dava açılmasının ve açılacak bu davalarda kamu görevlisinin kişisel kast veya kusurunun araştırılmasının mümkün olmaması, yasa hükümlerine aykırı yorum ve uygulama yapılamayacağı, idari yargının görevine giren davaların kamu düzenine aykırı sonuç doğuracak şekilde adli yargıda görülemeyeceği, kamu görevlileri hakkında adli yargıda kişiler tarafından açılan tazminat davalarının kast ve kusur araştırması yapılmaksızın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği /düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 07.02.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy