(3533 S. K. m. 1)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat N.Ş. tarafından davalı (...) Genel Müdürlüğü aleyhine 27.10.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04.07.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece Hakem sıfatıyla bakılan dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı Hazine, davalı (...) Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü tarafından (...) ilçesinde elektrik hatlarıyla ilgili çalışma yapıldığını, bu çalışma sırasında elektrik voltajı üzerindeki ani değişimler nedeniyle kamu kurumlarındaki bazı aletlerin hasar gördüğünü belirterek onarım bedelini tazminat olarak istemiştir.
Mahkeme olayda davalıya atfedilecek kusur bulunmadığından davayı reddetmiştir.
Dava, 3533 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete ve belediyelere yahut özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete ve belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adalet mahkemelerinin görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. hükmü gergi daha önce mecburi tahkim yoluyla çözülmek üzere bozulmuştur. Mahkemece daire bozmasına uyularak Hakem sıfatıyla dava görülmüştür. Ne var ki, anılan Yasada da belirtildiği üzere tahkime tabi kuruluşlar sayılmış ve sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler ibaresi yer almışsa da davalı idarenin bu süreçte özelleştirme aşamasını tamamladığı anlaşılmaktadır. Şu durumda davalının özel hukuk hükümlerine tabi ve tacir olduğunun kabulü gerekir. Öyleyse davalının mecburi tahkime tabii bir kurum olmadığı açıktır. Daha önceki mahkeme kararı, hakem sıfatıyla davanın görülmesi gerektiğinden bozulmuş ise de, görev hususu re'sen ve davanın her aşamasında göz önüne alınacağından ve kazanılmış hak kuralının istisnasını oluşturduğundan, kazanılmış haktan söz edilemez. Yukarıda anılan nedenlerle, davanın genel mahkeme sıfatıyla görülmesi gerekirken, Hakem sıfatıyla görülmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA 14.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy