(657 S. K. m. 111, 113, 115, 119, 121)
Dava: Davacı Zafer Üskül vekili Avukat Levent Kaya tarafından, davalı Vural Ülkü ve Kemal Gürüz aleyhine 10.04.2000 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.11.2006 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Vural Ülkü vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı Kemal Gürüz ve müdahil davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kamu görevlisi olan davalıların kişisel kusurları nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalılardan Vural Ülkü'nün rektör, davalı Kemal Gürüz'ün YÖK Başkanı, davacının ise rektör yardımcısı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, sicil amiri olan davalıların 1997 ve 1998 yılı sicillerini olumsuz düzenlemeleri nedeniyle tazminat istemiştir.
Davalılar ise kişisel kusurları bulunmadığını yasal görevlerini yerine getirdiklerini savunmuşlardır.
Mahkemece, nedensiz biçimde ve kişisel duygularla herhangi bir soruşturma bulunmadığı halde olumsuz sicil verildiği gerekçesiyle davalıların sorumluluğuna karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve anlatımlar ile davalıların savunmaları incelenip değerlendirildiğinde; davacının öğretim üyesi iken Kasım 1996'da rektör yardımcısı olduğu, önceki sicillerinin davalılar tarafından doldurulmadığı, 1999'da siyasete girmek amacıyla bu görevinden ayrıldığı, hakkında rektör yardımcılığı görevi nedeniyle 1997 ve 1998 yılı sicilleri bulunduğu, 1997 yılı sicilinde birinci sicil amirinin pekiyi notu verdiği, 1998 yılı sicilinde ise birinci sicil amirinin orta not vererek, ikinci sicil amirinin ise her iki yıl sicilinde zayıf not vererek olumsuz kanaat bildirdiği, davacının rektör yardımcılığı görevi sırasındaki davranışları izlenerek yasal görevleri gereği sicil veren davalıların davacının davranışlarını değerlendirerek, davacıya yönelen bir garez veya husumet söz konusu olmaksızın sicil raporu düzenledikleri sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar idare mahkemesince doldurulan her iki sicil nedeniyle davacının açmış olduğu iptal davalarında sicillerin objektif doldurulmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de bu husus yalnız başına sorumluluk nedeni değildir. Ayrıca bu sicil doldurmanın kişisel kusura (kin, garez, husumet vd.) dayalı olması gerekir. Objektif doldurulmama olgusu yalnız başına, idare hukuku açısından ve idareye karşı açılan davada yapılan bir belirlemedir. Her objektif sicil doldurmama olayı sorumluluk hukuku yönünden tek başına sicil dolduran kamu görevlilerine karşı sorumluluk nedeni oluşturmaz.
Şu durum karşısında kişisel kusuru bulunmadığı anlaşılan davalılar hakkında açılan davanın reddedilmesi gerekirken tazminata hükmolunması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 24.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy