(818 S. K. m. 30) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı E. vekili Avukat A.T. tarafından, davalı Tekstil M. aleyhine 08.07.2002 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/10/2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacının borçlu olmadığı halde davalının ikrahına (korkutma) dayalı boş senet imzalatması nedeniyle boş senedin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının davalıya tehdit ve ticari baskı ile boş senet imzalayıp verdiği, bu suretle ikrahın oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı fasoncu olup davalının verdiği kumaşları dikerek davalıya teslim etmekte ve karşılığında nakit veya çek almaktadır. Davacı, davalıdan aldığı çekleri ciro edip başkasına vermiş ve karşılığı çıkmayınca çekler davacıya iade edilmiştir. Davacı çeklerin bedelini tahsil edememiştir. Davacı, davalının kendisine telefon edip bürosuna çağırdığını, silah gösterip ve yumruk vurmak suretiyle şiddet kullanarak boş senet imzalattığını beyan etmiştir. Davalı ise boş senedin davacıya verilen kumaşların teminatı olarak alındığını ifade etmiştir. Davacı zorla boş senet imzalatılması nedeniyle tehdit suçundan dolayı davalı hakkında şikayetçi olmuş ise de Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından davalı hakkında delil yetersizliğinden dolayı takipsizlik kararı verilmiş, müştekinin itirazı üzerine Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itiraz ret edilmiştir. Cumhuriyet Savcılığı aşamasında ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının davalı için fason mal diktiği, davalının verdiği çeklerin karşılıksız çıktığı ve borcunu ödemediği, kural olarak fason mal diktiren kişinin kumaşları verdikten sonra teminat olarak boş senet alması gerektiği, ancak davalının başlangıçta böyle bir boş senet almadığı, daha sonradan taraflar arasında çıkan anlaşmazlık üzerine davalının davacıdan boş senet aldığı anlaşılmaktadır. Davacının anlatımına göre; boş senedi davalının kendisine olan borcunu ödemeyeceği ve şiddet ve tehdit zoru ile verdiğini ifade ederken, davalının ise; tanık anlatımlarına göre davacının ürünleri hatalı dikmesi nedeni ile uğradığı zarara karşılık teminat olarak aldığı ifade edilmiştir.
İkrahın şartları BK.'nun 30. maddesinde sayılmış olup ikrahın var sayılabilmesi için sözleşmenin yanının veya yakınının zarara uğratılacağı, hayat veya kişilik veya namusuna derhal bir zarar verilebileceği korkusuna dayanmış ve sağlanan yararın orantısız biçimde aşırı olması gerekir. Davacı, boş senedi fiziki şiddet ve silah zoru ile imzaladığını iddia ediyor ise de dinlenen tanık beyanlarına göre bu olayı gören bulunmamakta olup davacının anlatımlarına göre zor kullanıldığını ifade etmektedirler. Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan tahkikatta da davalının tehdit ile davacıya senet imzalattığı kanıtlanamadığından takipsizlik kararı verilmiştir.
Kural olarak fason işlerde malzeme verene boş senet imzalanıp verilmesi bir gelenek haline geldiği anlaşıldığından mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 02.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy