(818 S. K. m. 97, 106)
Dava: Davacı Rektaş Motor Yenileme Mak. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat Ali Demirtepe tarafından, davalı Musa Aktürk mirasçıları aleyhine 27.08.2004 gününde verilen dilekçe ile haksız yere nakde çevrilen tazminat mektubu bedelinin kullanılamaması nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.03.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız yere nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin kullanılamaması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalılar murisi Musa Aktürk tarafından 1998/564 esas sayılı davada istenilen tazminatın kabulü üzerine icra takibi yapıldığını, ilama dayalı takibin durdurulması için tehir-i icra kararı alabilmek için 3.000,00 YTL bedelli teminat mektubunun icra dosyasına sunulduğunu; daha sonra tehir-i icra kararı getirilmediğinden bu teminat mektubunun davalı tarafça nakde çevrildiğini; takibe konu alacak davasının daha sonra Yargıtay bozmasından geçtiği ve davanın reddedildiğini bu nedenle teminat mektubundaki bedelin kullanılamaması nedeniyle zararının tazminini istemiştir. Mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırarak bu paranın kullanılamaması nedeniyle davacı zararını belirleyerek hüküm altına almıştır. Davalı tarafın icra takibi mahkeme ilamına dayalı olduğu gibi, davacı tarafından icra dosyasına sunulan teminat mektubu da bu ilamın icrasının ertelenmesine yöneliktir. Ne var ki davacı şirket teminat mektubu sunmasına rağmen yasal sürede Yargıtay'dan tehir-i icra kararı getirmemiş ve bu nedenle davalı taraf teminat mektubunu nakde çevirerek alacağını tahsil etmiştir. İcraya konulan karar daha sonra bozularak dava reddedilmiş, bunun üzerine de teminat mektubundaki bedel davacı şirkete ödenmiştir. Davacı, bu parayı kullanamama nedeniyle zararı olduğunu belirterek eldeki bu davayı açmışsa da, tehir-i icra kararı getirmeyerek teminatın nakde çevrilmesinde kusurludur. Davalı taraf da parayı bir ilama dayalı olarak elde tutmuş olduğuna göre davacının paranın iadesi dışındaki zararlardan sorumlu olduğu düşünülemez. Kaldı ki zarara da davacı şirket neden olmuştur. Hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz kuralı gereği davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy