(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24, 25) (1086 S. K. m. 7, 9, 21)
Dava: Davacılar A. vekili Avukat M. S. D. tarafından, davalı F. aleyhine 18.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetki yönünden dava dilekçesinin reddine dair verilen 05.10.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı Cumhuriyet Savcısının düzenlediği iddianamede kullandığı ifade nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davayı açtığı ilçe sınırları içerisinde ikamet etmektedir.
Davaya konu edilen iddianame
.. ilinde mahkemeye sunulsa dahi, MK'nun 25/e maddesinde ifade edildiği üzere kişilik haklarına saldırıya uğrayan kimsenin kendi oturduğu yerde de dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Böylece anılan madde ile HUMK'nun 9. maddesindeki genel kurala ve yine haksız eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili bulunan yedek kural niteliğindeki aynı yasanın 21. maddesine bir ayrıcalık getirilmiş bulunmaktadır.
Şu durumda davacı davayı kendisinin veya davalının oturduğu veya haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açabilir. Bu seçeneklerden herhangi birisini kullanmak bu tür davalarda davacıya tanınmış bir haktır. Bu nedenle mahkemenin yetkisizlik kararı yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 09.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy