(1512 S. K. m. 162)
Dava: Davacı Milli Eğitim Bakanlığı vekili Avukat F. Melda Eroğlu tarafından, davalı Mustafa Köksal aleyhine 20.05.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 08.02.2006 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06.05.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı hazine vekili Avukat Hatice Sarılkan ile karşı taraf davalılardan Mustafa Köksal vekili Avukat Şule Topaloğlu ve Müdahil davalı AIG Sigorta AŞ. vekili Avukat Ayşegül Andıç geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten soma taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı Bakanlık, dava dışı Abdulkadir Karabaş tarafından 24.5.1996 tarihinde davalı Noter tarafından düzenlenen vasiyetname ile murise ait şirket ve taşınmazlardaki bir kısım hissenin Milli Eğitim Bakanlığı'na vasiyet edildiğini fakat mirasçılar tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davası ile davalı noter tarafından şekil şartlarına aykırı olarak vasiyetname düzenlendiğinden vasiyetnamenin iptal edildiğini bu nedenle davalı noterin hatalı işlemi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Davalı taraf davanın zamanaşımına uğradığını, vasiyetnamenin iptali davasının kendisine ihbar edilmediğini, ihbar edilmiş olsa idi iptal kararı verilmeyeceğini; ihbar yükümlülüğünün ihlalinin ağır kusur olup, illiyet bağını keseceğini; davacının vasiyetnamenin iptali davasında yeterli savunma yapmadığı ve zamanaşımı def'inde bulunmamakla kusurlu olduğunu; yine vasiyetnamede şekil eksikliği olmadığını, kimin düzenlediğinin açık olduğunu bu konunun davacı tarafından yeterince savunulmadığından iptal kararı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece vasiyetçi ile davalı noter arasında vasiyetname tanzimi konusunda sözleşme ilişkisi olup sözleşmenin nispiliği gereği taraf olmayan davacının sözleşmeye aykırılık iddiasına dayanamayacağı, ayrıca vasiyet alacaklısının alacak hakkının ölüm şartına bağlı olduğunu ve hakkın doğumu için ölüm anında geçerli bir vasiyetnamenin bulunması gerektiği, vasiyetname yapıldığı tarihte bu hakkı kazanamadığı; hak doğmadığından ihlalinden de söz edilemeyeceğini belirterek davalının eyleminin sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden dava dışı vasiyetçi Abdulkadir Karabaş'ın, davalı Notere 24/5/1996 tarihli vasiyetnameyi düzenlettirdiği ve kendisine ait şirket ve taşınmazlardaki bir kısım hissesini davacı Milli Eğitim Bakanlığı'na vasiyet ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, anılan vasiyetnamenin İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/815-2000/919 sayılı dosyası ile vasiyetnamenin hem tanıklardan uzak noter başkatibi ile tecrit edilmiş bir odada düzenlendiği ve bitiminde tanıklar huzuru ile okumadan ve tanıklara okunmadan imzalandığı, bu hali ile resmi şekil şartına uyulmadığını, ayrıca vasiyetnamenin içeriğinde, vasiyetname düzenlemeye noter tarafından başlanıldığı belirtilmesine rağmen sonuçta yine noter denerek fakat başkatip kaşesi basılarak onun tarafından onaylandığı ve tüm sayfaların başkatipçe onaylanmış olması karşısında vasiyetnameyi düzenleyen noterin kimliği konusunda tereddüt oluştuğu ve böylelikle de şekil şartına uyulmadığı için şekle aykırılık nedeniyle iptal olunduğu ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Vasiyetnamenin iptali davası gerekçesinden davalı noterin çalışanının kusurlu eylemi nedeniyle vasiyetnamenin iptal olunduğu anlaşılmaktadır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi gereğince noter, yanında çalışanların kusurlu eylemleri sonucu verdiği zarardan sorumludur. Şu durumda işin esasına girilerek zarar olup olmadığı ve kapsamı araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabul şekli itibariyle de AİG Sigorta AŞ. davada fer'i müdahil sıfatıyla yer almış olup davanın reddine karar verilmesi nedeniyle hem davalı hem fer'i müdahil yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması uygun görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davacı hazine yararına takdir olunan 550.00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine 06.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy