(818 S. K. m. 47, 49)
Dava: Davacı Sabahattin Özcan ve diğerleri vekili Avukat Asuman Dinçsoy tarafından, davalı Sakarya Elektrik Dağ. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 07.08.2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 06.03.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar Sakarya Elektrik Dağ. A.Ş. vekili ve İsmail Doğandor vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla) yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ile davacılardan Yılmaz Özcan'ın tüm, davacılar Sabahattin Özcan ile Fatma Özcan'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacılar Sabahattin Özcan ile Fatma Özcan'ın öteki temyiz itirazına gelince; dava, adı geçen davacıların oğlu diğer davacı Yılmaz Özcan'ın elektrik çarpması nedeniyle yaralanmasından dolayı manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince davacı anne ve babanın manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat istekleri reddedilmiş ve karar davacılar ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Bahçede soba borusu temizlerken davalı kuruma ait trafonun bulunduğu komşu apartmana duvarının delik olması nedeniyle giren davacıların 15 yaşındaki oğlu Yılmaz Özcan'ın vücudunun %50'sinde birinci ve ikinci derece yanık olacak ve 25 gün iş ve gücünden kalacak biçimde yaralandığı, bu yüzden uzun süre tedavi gördüğü dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklar olduğu ve bunların fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre davacının çocuğunun yaralanmasının, sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup-olmadığı üzerinde durmak gerekir. Sosyal ve kişilik değerleri kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar kişinin bizzat kişiliğine bağlı olmayıp özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Kanunu'nun 49. maddesindeki düzenleme itibariyle kişinin bizzat değil de yakınlarının (karı-koca, anne-baba ve çocukları) ağır yaralanması gibi somut olayın kendine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması halinde sosyal ve duygusal değerlerin ihlal edildiği ve bozulduğu, böylece aile birliği içinde korunması gereken bağlılığın zarar gördüğünün kabulü gerekir.
Yukarıda yapılan açıklama ve çocuğun yaralanma derecesi dikkate alındığında davacı anne ve babanın da kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile anne ve babanın manevi tazminat isteminin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar Sabahattin Özcan ile Fatma Özcan yararına BOZULMASINA; davalılar ile davacılardan Yılmaz Özcan'ın tüm, davacılar Sabahattin Özcan ile Fatma Özcan'ın öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan Fatma Özcan ve Sabahattin Özcan'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy