(1086 S. K. m. 9, 21) (4721 S. K. m. 25)
Dava: Davacı Himmet vekili Avukat Onur tarafından, davalı Yıldız aleyhine 28.06.2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 26.04.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davalı süresi içerisinde ikametgahının Ankara olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş ve mahkemece dava yetki yönünden reddedilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava haksız eylem nedeniyle manevi tazminata ilişkindir. Davacının ikametgahının Aydın ve davalının ikametgahının Ankara olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık mevcut yasal düzenlemelere göre yetkili mahkemenin belirlenmesi ile ilgilidir. Genel kural HUMK'nun 9. maddesinde ifade edildiği üzere davanın, davalının oturduğu yer mahkemesinde açılacağıdır. Ancak aynı yasanın 21. maddesi ile bu genel düzenlemeye yeni bir seçenek getirilmek suretiyle, haksız eylemden kaynaklanan davaların eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabileceği öngörülmüştür. Dava konusu mektubun Aydın'da davacıya ulaştığı kabul edildiği takdirde Aydın Mahkemeleri de HUMK'nun 21. maddesine göre yetkili olacaktır.
Diğer taraftan 4721 Sayılı Kanun ile değişen Medeni Kanun'un 25/son maddesi hükmüne göre de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse kendi oturduğu yer mahkemesinde dava açabilir. Bu yetki kuralı kişilik haklarına yapılan her türlü saldırı halinde uygulanması gereken genel bir hukuk normudur.
Şu durumda kişilik hakları saldırıya uğraması durumunda zarar gören davayı kendisinin veya davalının oturduğu yer mahkemesinde ya da haksız eylemin gerçekleştiği yerde açabilir. Bu seçeneklerden birini kullanmak bu tür davalarda davacıya tanınmış bir haktır.
Somut olayda davacı bu seçimlik hakkını kullanarak kendi oturduğu yer mahkemesinde dava açmıştır. Bu hakkı kullanmasının yasal dayanakları yukarıda belirtilmiştir. Bu bakımdan işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerine aykırı olarak yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy