(818 S. K. m. 49) (765 S. K. m. 86, 125, 129)
Dava: Davacı Necla Karaaslan vekili Avukat Hülya Elmadağ tarafından, davalı Sadık Öztürk aleyhine 24.01.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02.05.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kendisine karşı gerçekleştirdiği etkili eylem ve hakaret suçlarından dolayı cezalandırıldığını belirterek kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemiştir. Mahkemece, ceza dosyasında davacının tahrikinin davalının suçunu ortadan kaldıracak nitelikte olduğu, davalının kusurlu bulunmadığı kanaatine varılarak dava sabit görülmediğinden istem tümden reddedilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davalının, davacıyı yaralama suçunun sübut bulduğu saptanarak Türk Ceza Yasası'nın 86/2. maddesi gereğince cezalandırıldığı ve yine hakaret suçu sübut bulduğundan davalının Türk Ceza Yasası'nın 125/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına, tarafların karşılıklı olarak birbirini tahkir etmeleri nedeniyle aynı yasanın 129. maddesi gereğince davalıya ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından etkili eylem suçuna yönelik temyiz dilekçesinin reddine, hakaret suçu yönünden ise, hakaret suçunun haksız eyleme tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde doğrudan ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davalıya Türk Ceza Yasası'nın 125/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alır. Davalının, davacıya karşı etkili eylemde bulunduğu ve hakaret ettiği olgusu ceza mahkemesince saptandığına göre davacının kişilik haklarına saldırı oluşturan bu eylemlerden dolayı Borçlar Yasası'nın 49. maddesi gereğince davacı yararına manevi tazminat takdiri gerekir. Mahkemenin ret gerekçesi ise her iki eylem yönünden de takdir olunacak manevi tazminatların miktarlarının tayininde etkili olup istemin tümden reddini gerektirmez. Yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden davacı yararına bir miktar manevi tazminat takdir edilmemiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy