(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vd.leri vekili Av. Yaşar Çelik tarafından, davalı Emir Şudum vd.leri aleyhine 11.01.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.05.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan Mevlüt Karaçavuş ve Emir Şudum vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın giderimi istemine ilişkindir. Mahkemece bozma üzerine bozma ilamındaki faiz başlangıcına dair 5. bendine direnilmiş, diğer bozma bentlerine uyularak istem kısmen kabul edilmiştir. Kararı davacı ile davalılardan Emir Şurdum ve Mevlüt Karaçavuş temyiz etmişlerdir. Direnilen kısımla ilgili temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulunca yapıldıktan sonra bozmaya uyulan kısım yönünden incelenmek üzere dosya daireye gelmiştir.
Davacı, Karagözü Jandarma binası ve dört daire inşaatını yapan müteahhide davalılarca hazırlanıp imzalanan hakedişlerle fazla ödemede bulunulduğunu belirterek dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadan 7.919.670.557 TL'nin ıslah dilekçesiyle de miktarı artırarak tazminatın davalılardan müşterek müteselsil tahsilini istemiştir. Daha önce mahkemece verilen karar dairece bir, iki ve üçüncü hakedişlerden davalılar Mevlüt Karaçavuş ile Raşit Küçük ve Emir Şurdum'un; dört, beş altı ve yedi nolu hakedişlerden Hurşit Özbek ile Raşit Küçük ve Emir Şurdum'un sorumlu olduğu gözetilerek sorumluluklarına karar vermek ve vekalet ücretinin de buna göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bu husustaki bozmaya uyulduğu halde davalıların kendi aralarında müştereken sorumlu tutuldukları miktarlar imzaladıkları hakedişlere göre ayrılmadan çıkan zarar miktarının tamamından dava dilekçesindeki talep gözetilerek davalılar müştereken müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. Bu durum uyulan bozma ilamının 3. bendine ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yine uyulan bozma ilamının 2. bendinin son cümlesinde müteahhit firma aleyhine derdest bir icra takibi olduğu ve ödenmeyen kısım için müteahhit şirketten de tahsil olunabileceği gözetilerek tahsilde tekerrüre neden olmayacak biçimde şeklinde hüküm kurmak gerektiği belirtildiği halde mahkemenin bu yönü gözetmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 23.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy