(818 S. K. m. 41, 45, 49) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Davacı Sevim Bişirici ve diğerleri vekili Avukat Umut Olcay tarafından, davalı Ali Vedat Kaya ve diğerleri aleyhine 26.02.2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı S.S Sermet Yapı Kop. hakkındaki dava takip edilmediğinden HUMK. nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne dair verilen 12.09.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ali Vedat Kaya vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Ali Vedat Kaya'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2 - Dava, hatalı inşa edilen binanın yıkılması nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı SS Sermet Yapı Kooperatifi hakkındaki davanın HUMK. nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı Ali Vedat Kaya tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Ali Vedat Kaya, binanın teknik uygulama sorumlusudur. Hakkında açılan ceza davasının henüz kesinleşmediği dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, ceza davası sonucunun beklendikten sonra, delillerin değerlendirilmesi ve bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
3 - Davacılar tarafından, davalılar Ali Vedat Kaya, İsmail Hakkı Canlıer ve SS Sermet Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan bu davada, davacı eş Sevim Bişirici için 25.000,00 YTL, iki oğlu için ayrı ayrı 15.000,00 YTL, gelini için 5.000,00 YTL manevi tazminat istenmiştir. Davacının olayda müşterek kusuru bulunan Selçuklu Belediye Başkanlığı aleyhine açtığı Konya 2. İdare Mahkemesinin 2004/612 Esas sayılı davada ise, eş Sevim Bişirici ve bekar oğlu Gökhan Bişirici için toplam 45.000,00 YTL, oğlu Hakan Bişirici için 5.000,00 YTL manevi tazminat istenmiştir. Mahkemece bu davada istenen manevi tazminatların tamamının kabulüne karar verilmiş, bu davadan önce karara çıkan İdare Mahkemesi dosyasında ise eş Sevim Bişirici ve bekar oğlu Gökhan Bişirici için ayrı ayrı 20.000,00 YTL, diğer oğlu Hakan Bişirici için ise istemin kabulü ile 5.000,00 YTL manevi tazminata karar verilmiştir. Bu davadaki davalılar ile idari yargıdaki davalı belediye olay nedeni ile meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen birlikte sorumludurlar. Manevi tazminat, olaydan duyulan üzüntü, acı ve elemin karşılığıdır. Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği kuralı gereğince bu miktarların sonradan arttırılması mümkün değildir. Şu halde daha önce 20.04.2006 tarihinde karara çıkan ve Danıştay denetiminden geçerek kesinleşen idari yargıdaki davada hüküm altına alınan davacı eş ve iki çocuğuna bu davada da ayrıca manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4 - Davacılardan desteğin eşi ve iki oğlu yıkılan ev ve evin içinde kalan eşya bedellerini de istemiş olup bu davada aynen hüküm altına alınmıştır. Davacı eş Sevim Bişirici ile oğlu Gökhan Bişirici'nin eşya ve ev bedelleri idari yargıda açılan davada miras hisseleri oranında tazminine karar verilmiştir. Sadece desteğin oğlu Hakan Bişirici'nin 3/8 miras hissesi oranındaki eşya ve ev bedeli karşılanmamış olup hüküm altına alınması gerekir. Davacılardan Sevim Bişirici ile Gökhan Bişirici'nin eşya ve ev bedellerine hükmedilmesi mükerrer tahsile neden olacağından kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
5 - Davacı eş desteğinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuştur. Ölen eş emekli hakim olup başka bir işinin olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davacı eşin destek tazminatı hesaplanırken emekli aylığı esas alınarak hesap yapılmıştır. Destek emekli olduğuna göre emekli olduktan sonra bu dönemde başka bir işte çalıştığı kanıtlanırsa o gelirin esas alınması, böyle bir iddia ileri sürülmez veya kanıtlanmaz ise mirasçısı olan eşe emekli maaşı dışında ancak asgari ücret düzeyinde bir destek sağlayabileceğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında davacının yoksun kaldığı destek tazminatının desteğin ek gelirine göre veya ek geliri ispatlanamaz ise asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekir. Açıklanan yön gözetilmeden desteğin emeklilik maaşına göre destek hesabının yapılması ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2, 3, 4 ve 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı Ali Vedat Kaya'nın diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 16.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy