(4721 S. K. m. 24, 25)
Davacı Aydın D. ve H. Gazetecilik Mat. A.Ş vekili Avukat T. Medya Yatırım San. ve Tic. A.Ş. ve Mehmet Bülent E. tarafından, davalı T. Medya Yatırım San. ve Tic. A.Ş. ve Mehmet Bülent E. aleyhine 28.09.2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davacı Aydın D.'ın manevi tazminat isteminin reddine, diğer davacı H. Gaz. A.Ş'nin isteminin kısmen kabulüne dair verilen 05.06.2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05.06.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar adlarına gelen olmadı, Karşı taraf davacılar vekili Avukat E. Mustafa Şener geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ ile davalıların temyiz itirazları reddedilmelidir,
2- Davacı Aydın D.'ın temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacılar Aydın D. ile H. Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş, davalı şirkete ait olan Halka ve olaylara T. Gazetesinin 8.9.2007 günlü sayısında yayınlanan yazıda yer alan açıklama yorum ve değerlendirmelerin tümüyle gerçek dışı olduğunu; ayrıca, kullanılan ifadelerin açıkça kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar ise; yayının, Basın Yasası'nın tanıdığı sınırlar dışına çıkılmadığını, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunu, eleştiri hakkının kullanıldığı, hukuka uygun sınırlar içinde kalındığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel Mahkemece, davacılardan Aydın D.'ın manevi tazminat istemi reddedilmiş, diğer davanın H. Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ 'nin manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu edilen Halka ve Olaylara T. Gazetesinin 8.9.2007 günlü sayısında yayınlanan Seçim öncesi övgü, seçim sonrası çamur, çirkeflik, Başbakan'a neden düşman oldular başlıklı yazıda; davacılardan Aydın D.'ın fotoğrafına da yer verilmiş ve ...Aydın D.'ın medya devi geçinen Hürriyeti Başbakan'a karşı düşman kesildi... Aydın D.'ın Hürriyeti seçimden sonra yayın politikasını değiştirdi. Öncesinde yağladılar sonrasında dağladılar... medyada büyüklük taslayan H.T, H. ve POAŞ tezgahlarını örtüp 22 Temmuz'a kadar övgü yağdırdığı AKP ve Başbakan Erdoğan'a, ne oldu da dirsek çevirdi? Hangi menfaatler yerine getirilmedi?... Talimat mı geldi, menfaat mi kesildi... Gazete, AKP'yi yağlayan başlıklara da imza atmayı ihmal etmedi... seçimlerden iki ay önce, AKP yağcılığına soyunan Hürriyetin sürmanşeti yorumlamaya değerdi... Nemalanamadı, şantaja başladı... Gazete bakalım ne kadar şantajına devam edecek... Kızı da AKP'ye cephe aldı... Hükümetten istediklerini alamamış olacak ki... biçiminde ifadeler kullanılmıştır.
Dava konusu yayının bütünlüğü göz önünde tutulduğunda, esas itibariyle güncel konulara ilişkin olduğu; bu bağlamda, davacıların da eleştirildiği görülmektedir. Davalıların, kamuoyunu bilgilendirme ve ötesinde kamuoyu oluşturma hakkı çerçevesinde; davacı Aydın D. ve onun sahibi olduğu gazetenin yayın politikası ve ilkeleri hakkında karşı görüş, düşünce ve eleştiride bulunabilmesi olağan kabul edilmelidir. Ancak, bu hakkın kullanılmasında; yayının konusu ile kullanılan sözler arasında düşünsel bağlılık anlamında öz ile biçim dengesi korunmalıdır. Yayın doğru olsa ve kamu yararı bulunsa bile; üslup uygun değilse, aşağılayıcı, küçük düşürücü, abartılı ise hukuka uygunluktan söz edilemez. Dava konusu yayında, davacılar Aydın D. ve Hürriyet Gazetesi hakkındaki yukarıya aynen alıntılanan nitelemelerle her iki davacı yönünden de özle biçim dengesi bozulmuştur. Bu değerlendirmeler, eleştiri çerçevesinde kabul edilemeyeceği gibi yayının amacı bakımından gerekli olduğu da söz edilmez. Şu durumda, yayın hukuka aykırı olduğu benimsenmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacılardan Aydın D. yararına da yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenleri davacılardan Aydın D. yararına BOZULMASINA; diğer davacı H. Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ile davalıların temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan Aydın D. yararına takdir olunan 625,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, temyiz eden davacılardan Aydın D.'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy