(818 S. K. m. 45)
Dava: Davacı Y. U. vd.leri vekili Avukat B. V. O. tarafından, davalı TEDAŞ aleyhine 22/06/2007 gününde verilen dilekçeyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/12/2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/11/2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı kurum vekili Av. A. N.la karşı taraftan davacılar vekili Av. B. V. O. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, elektrik çarpması sonucu ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; "...mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların desteğinin sağlığında kendisine ait tarım arazileriyle başkalarından kiraladığı tarım arazilerinden elde edebileceği ürün geliri esas alınmıştır. Oysa dosya kapsamına göre çiftçi olduğu belirlenen davacıların desteğinin gerçek geliri yani bedenen çalışması sonucu elde ettiği kazancı belirlenip bunun esas alınması gerekirken anılan yönün, gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece anılan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı doğrultusunda desteğin gerçek gelirinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bozma ilamından sonra Ziraat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; yine ürün geliri hesaplaması yapılmış, sonra gayri safi olarak belirlenen ürün gelirinden üretim masrafları, kira ve ecri misil giderleri indirilmiş ve ölen çiftçinin 2005 yılında çiftçilik gelirinin 51.136,00 YTL olduğu, bu miktardan ölenin kendi arazisinin katkı payıyla mülkiyet araziye verilen doğrudan gelir desteği rant gelirinin indirilmesi sonucu ölenin kişisel katkıya dayalı bedenen çalışması karşılığı elde edeceği2005 yılı net gelirin 29.706,00 YTL olacağı..." bildirilmiştir. Mahkemece, desteğin geliri bu şekilde belirlendikten sonra davacıların destekten yoksun kalma zararlarının hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, net asgari ücretin 7.6 katı tutarına tekabül eden bu gelir miktarı hesaplamaya esas alınmış ve zarar miktarı belirlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve desteğin gelirinin belirlenmesi amacıyla yeniden bilirkişi görüşü alınmıştır. Ancak bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda da bozmaya konu karara esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi benimsenmiş ve zarar da bu şekilde belirlenen gelir üzerinden hesaplanmış, mahkemece de hükme esas alınmıştır. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda ise bozma ilamında belirtilen yönler gözetilmeksizin yine ürün geliri hesaplanarak belirleme yapılmıştır. Oysaki bozma kararına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar ve mahkemece de bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekir.(9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İBK.).
O halde Yerel Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bozma kararında belirtilen yönde inceleme ve araştırma yapılarak desteğin gerçek geliri belirlenmeli ve buna göre hüküm kurulması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere; desteğin gerçek gelirinin hesaplama yöntemi, bozma ilamına uygun düşmemektedir. Davaya konu olayda; çiftçi olan desteğin, net asgari ücretin iki katı üzerinden gelir elde edeceği varsayımıyla hesaplama yapılması somut olaya, oluşa ve dosya kapsamına daha uygun düşmektedir. Şu durumda mahkemece desteğin net asgari ücretin iki katı tutarında gelir elde edeceği benimsenerek belirlenecek maddi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece uyulan bozma kararının gereği yerine getirilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.11.2008 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy