(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı E. Ç. vekili tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 30.07.2004 gününde verilen dilekçe ile tapunun iptali nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 03.04.2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14.04.2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hazine vekili geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine ilişkin olarak verilen karar dairemizce bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uygun olarak istem kabul edilmiş ve karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, tapu siciline güvenerek satın aldığı taşınmazın daha sonra kıyı kenar çizgisinde kaldığının anlaşılması nedeniyle tapusunun iptal edilmesinden dolayı uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, bu red kararı Dairemizce davacının tapu siciline güvenerek taşınmazı edindiği, iyiniyetinin korunması gerektiği ancak, taşınmazın kumsalda yer alması, tapu iptali ve tescil davasından sonra da davacı tarafından kullanıldığı gözetilerek zarar kapsamı belirlenirken BK'nın 43-44. maddeleri gereğince indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyulmuş, taşınmazın değeri belirlenmiş, davacı taraf ise davasını ıslah etmiştir. Yerel mahkemece taşınmazın değeri ilk davada istenen tutardan fazla olduğundan, ilk davada istenen tutarın kabulüne karar verilmiş, davacının ıslah talebi ara kararı ile reddedilmiştir.
Davacı ilk davada zararının 125,200,00 YTL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadan dava açmıştır. Daha sonra istemini 50.000,00 YTL daha artırarak ıslah etmiş ise de davalı taraf bu isteme ilk davada fazlaya ilişkin hak saklı tutulmadığından karşı koymuş ve yerel mahkemece de ıslah dilekçesiyle artırılan bölüm reddolunmuştur.
Dairemiz bozmasında somut olayın özelliği göz önüne alınarak tazminattan indirim yapılması istenilmiştir. Her ne kadar yerel mahkeme davacının zararı istemden fazla olduğundan davanın 125.200,00 YTL olarak kabulüne karar vermiş ise de Dairemiz bozma kararında somut olayın özelliği gözetilerek tazminattan indirim yapılması öngörülmüş olması ve davacının fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmaması karşısında istemin ve zararın 125.200,00 YTL'den ibaret olduğunun ve mahkemece yapılacak indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması gerektiğinin kabulü zorunludur. Yerel mahkemece yapılacak indirimin davacının ilk istemi üzerinden yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/son maddesi gereğince, BK'nun 43-44. maddeleri gözetilerek davacının uğradığı zarar tutarı takdiren 90.00,00 YTL'ye indirilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının maddi tazminata ilişkin 1 nolu bendinde yer alan
kabulü ile, 125.200,00
biçimindeki sözcük ve sayıların silinerek yerine
kısmen kabulü ile 90.000,00
ve aynı bent sonuna
fazlaya ilişkin istemin reddine
sözcük ve sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan
bir keşif gideri 421,00 YTL olmak üzere toplam 2.256,30 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
biçimindeki sözcük ve sayı dizisinin silinerek yerine
olmak üzere toplam 1.835,30 YTL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 942,61 YTL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, sözcük ve sayı dizisinin yazılmasına; 5 nolu bendinde yer alan
yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına
biçimindeki sözcük dizisinin silinerek yerine
3,50 YTL davetiye gideri, 421,00 YTL keşif ücreti toplamı 424,50 YTL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 206,47 YTL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, artan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
sözcük ve sayı dizisinin yazılmasına; davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 6 nolu bendinin tümden silinerek 6 nolu bent olarak
6-Taraflar kendilerini vekilleri aracılığı ile temsil ettirdiklerinden karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 8.300,00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7.900,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine
sözcük dizisinin yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın davalı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davalı hazine yararına takdir olunan 625,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, 14.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy