(818 S. K. m. 113) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Davacı Yapı Kredi Bankası A.Ş. Mensupları Yardım ve Emekli Sandığı Vakfı vekili Avukat Mehmet Yazar tarafından, davalı İstanbul Bilgi Üniversitesi ve diğerleri aleyhine 23.05.2005 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.12.2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.09.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Erdal Büyükkaya ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Mehmet Yazar geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, komşu taşınmaz üzerinde bulunan binada davalılar tarafından yapılan tadilat ve güçlendirme çalışmaları sırasında kendisine ait binada hasar oluştuğunu ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, zararının varlığının ve miktarının belirlenmesi amacıyla 22.12.2004 tarihinde tespit yaptırılmış ve eldeki bu davayı 27.5.2005 tarihinde açarak tazminat istemiştir. Dosya içindeki bilgi, belge ve açıklamalardan zarara neden olan olayın tarihi tam olarak tespit edilememekle birlikte olayın 2004 yılının sonlarında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait binada oluşan hasarın nedeninin, davalı üniversiteye ait taşınmaz üzerinde bulunan binanın yapısının güçlendirilmesi sırasında zemine uygulanan çimento enjeksiyonu olduğu, davacıya ait binada bu nedenle oluşan çatlakların tespit tarihinden bu yana artmış olduğu ve yeni çatlakların oluştuğu belirtilerek dava konusu binada oluşan hasarın bedelinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 2006 yılı birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama sonucunda 92.844,00 YTL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, 2006 yılı birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama sonucu belirlenen bu miktara hükmedilmiştir.
Kural olarak dava şartları, davanın açıldığı tarihe göre belirlenir ve davanın açıldığı tarihteki koşullara göre çözümlenir. Ancak haksız fiil nedeniyle tazminat istemleri olay tarihine göre değerlendirilmelidir. Eldeki bu dava, hukuki niteliği itibariyle haksız eylem nedeniyle tazminat davasıdır. Her ne kadar haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında zararın, haksız eylemin tarihindeki koşullar esas alınarak hesaplanması gerekir ise de zarara neden olan olayın 2004 yılının sonlarında gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte olay tarihi tam olarak belirlenememiştir. Dava ise 27.5.2005 tarihinde açılmıştır. Davalılar gerek yargılama sırasında verdikleri yazılı beyanlarında gerekse temyiz dilekçesinde zararın, dava tarihi olan 2005 yılı birim fiyatları esas alınarak belirlenmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Şu durumda hasarın, olay tarihindeki bedelinin belirlenmesi gerekirse de davalıların yukarıda açıklanan beyanları nazara alındığında dava tarihi olan 2005 yılı birim fiyatları esas alınarak hesaplama yapılması dosya içeriğine daha uygun olacaktır. Bu nedenle mahkemece zararın 2006 yılı birim fiyatlarına göre belirleme yapılmış olması bozmayı gerektirmiştir.
3- Dosyadaki bilgi, belge ve taraf açıklamalarından; dava konusu binanın oldukça eski bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içinde dava konusu binaya ait 1985 yılında yapılan restorasyon projeleri bulunmaktadır. Davacının zararının giderilmesi, dava konusu binanın hasar verilmeden önceki duruma getirilmesi ile sağlanmış olacaktır. Şu durumda hükmedilecek tazminat miktarı, binanın zararlı eylemden önceki durumu ile sonraki hali arasındaki farktan ibarettir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen hasar giderildiğinde ise dava konusu bina eski durumuna göre yenilenmiş ve daha iyi duruma getirilmiş olacaktır. Bu durumda dava konusu binanın yapım tarihine göre zaman içinde yıpranma durumu nazara alınarak yıpranma bedelinin belirlenmesi ve hesaplanan zarardan indirilmesi gereklidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ise, somut olayın bu özelliklerine uygun biçimde hesaplama yapılmadığından hüküm kumaya yeterli ve elverişli değildir.
O halde; dava konusu binaya verilen zarar, 2005 yılı itibariyle belirlenmeli, zararın giderilmesi için yapılacak tüm giderler (malzeme, işçilik vs.) hesaplanmalı, davacıya ait binanın yapım tarihi ile inşaat tekniği tespit edilmeli, geçen zaman içinde yıpranma durumu nazara alınarak yıpranma bedeli belirlenmeli ve hesaplanan zarardan indirilmelidir. Ş;u durumda mahkemece, davalıların savunması ve hesaplamaya yönelik itirazları doğrultusunda yıpranma payı da tartışılıp değerlendirilmek suretiyle zararın kapsam ve miktarının belirlenmesi amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve belirlenecek zarar miktarına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, bu yönün de gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı, 27.5.2005 tarihli dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamıştır. BK.nun 113. maddesine göre asıl borç ödeninceye kadar faiz istenmesi olanaklıdır. Nitekim davacı, 25.1.2007 tarihli ıslah dilekçesinde; ... 7.4.2005 tarihinden itibaren 9.10.2006 tarihine kadar işlemiş yasal faiz toplamının 22.079,00 YTL olduğunu ... belirterek bu miktarın hüküm altına alınmasını istemiş ve belirlediği işlemiş faiz miktarı üzerinden eksik harcı yatırmıştır. İşlemiş faize ilişkin bu ıslah talebi, yeni bir dava niteliğindedir. Davacı, ıslah dilekçesinde istediği dönem için işlemiş faiz miktarını rakamsal olarak göstermiş ve müddeabih haline getirmiştir. Şu durumda mahkemece, işlemiş faizin hesaplanarak hüküm altına alınması ve yargılama giderlerinin de dava ve ıslah dilekçesinde istenen miktarların kabul ve ret oranlarına göre belirlenmesi gerekirken harcı yatırılarak istenen işlemiş faiz konusunda bir karar verilmemiş olması doğru değildir. Bu durum HUMK. nun 388. maddesine aykırı olduğundan kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2), (3), (4) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalıların diğer temyiz itirazlarının ise ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 550,00 YIL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine 16.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy