(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı ... Rektörlüğü vekili Avukat N... A... tarafından, davalı V... Gazetesi sahibi adına N.... A... ve İ... Ç... aleyhine 19.07.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 4/12/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, K. S. il temsilcisi olan davalı tarafından yapılan açıklamaların ve bu açıklamaların davalı gazetede yayınlanmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu iddia ederek manevi tazminat istemiştir.
Davalılar ise davacı üniversitede çalışan personelin büyük bir kısmının sendika üyesi olduğunu, davacının uygulamalarına karşı tepkilerini koymalarının yasal bir hak olduğunu, sivil toplum örgütlü olarak gerekli eleştirileri yaptıklarını, yanlışlıkları dile getirdiklerini ve yapılan yayının eleştiri sınırı içinde kaldığını savunmuşlardır.
Mahkemece, genel ifadeler kullanılmamış olup davacının kişilik haklarına saldırı oluşturamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu Konu Atatürk'le Saptırılıyor başlıklı yazıda Üniversite camiasını uyaran konfederasyon temsilcileri, yolsuzlukların örtbas edilmek istendiğini vurguladılar... .... Üniversitesi'nin kötü yönetilmesine tepki göstererek 35 sivil toplum örgütü adına ".... deki kıyıma, zulme ve akraba kadrolaşmasına son kampanyası başlatan K. S. ve M...-S... konfederasyonları, Suiistimallerinize Atatürk'ün adını alet etmeyin uyarısı yaptılar. K...S... il temsilcisi İ... Ç... Nasıl ki kaçak bina yaptıran bazı uyanıklar, kaçak binaların belediye ekiplerince yıkılmasını önlemek için bir yerlerden Atatürk büst ve maskı bulup dozerlerin önüne koyuyorsa, kendi yolsuzluklarının üzerine gidilmesini önlemek isteyenler de Atatürk'ün arkasına saklanmaya çalışıyor maalesef dedi. Vakit'e konuşan Çiftçi... Türkiye de ne zaman toplumsal bir mesele gündeme gelse bazı kesimlerin ısrarla Atatürk'ün adını zikrederek konuyu saptırmaya çalışmaları üzücüdür. Bunlar tamamen Atatürk'ten geçinen insanlar. Mustafa Kemal ülküsüne kesinlikle bağlılığı inancı olmayan ama kendi kirli emellerini Atatürk'ün adını kullanarak hayata geçirtmeye çalışan insanlardır denilmiştir.
Davalı K. S. il temsilcisinin davalı gazeteye verdiği beyanatta davacı üniversitenin yaptığı uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu yönünde eleştiri yaptığı açıktır. Eleştiri herhangi bir kişiyi, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlışlarını dile getirerek göstermek amacıyla yazılan kısa metin veya ifadelerdir. Hedeflenen öğeyi doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, bu öğenin doğru tanıtılmasını sağlamayı ve bir değerlendirmeyi de hedef alabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus eleştiri yapılırken karşı tarafın kişilik haklarına saldırı oluşturacak ifadelerden kaçınılması gereklidir. Buna göre davalı temsilcinin kullandığı kirli emeller kendi yolsuzluklarının üzerine gidilmesini önlemek isteyenler de Atatürk'ün arkasına sığınmak istiyorlar gibi ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı açık olup, bu açıklamaların davacı üniversiteye yönelik olduğunda da kuşku yoktur. Bu nedenle uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 28.10.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy