(818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı Kerem Hasan Erdem ve İrem Erdem vekili Avukat Ferayi Başaran tarafından, davalı Neval Demirpala ve Nihal Olcay aleyhine 31.12.2004 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı işlem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 14.6.2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 6.11.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat S. Ferayi Ünsal Başaran ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat Muharrem Çetinbudaklar geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, muris muvazaasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda: davacılar ile davalıların ortak miras bırakanı Hasan Erdem, 9.8.2003 tarihinde vefat etmiştir. Hasan Erdem'in mirasçıları; torunları olan davacılar ile kızları olan davalılardır. Dosya içinde bulunan veraset ilamına göre; davalıların miras payları 6/32, davacıların miras payları ise 3/32 dir. Hasan Erdem, sağlığında 28.12.2001 tarihinde kendisine ait olan iki taşınmazı kızları olan davalılara satmıştır. Resmi satış sözleşmesinde taşınmazların her birinin satış bedelinin 6.100.000.000 lira olduğu yazılıdır. Davalı Neval Demirpala, babasından satın almış olduğu bu taşınmazı daha sonra 8.10.2004 tarihinde 35.000 YTL bedel karşılığında başkasına satarak devretmiştir. Diğer davalı Nihal Olcay da taşınmazını 30.6.2004 tarihinde 30.000 YTL bedel karşılığında bir başkasına satmıştır.
Murisin torunları olan davacılar, halaları olan davalılara karşı açtıkları bu davada; muris ile davalılar arasında yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu, murisin diğer mirasçıları olan davacıları mirasından yoksun bırakmak amacıyla taşınmazlarını bedelsiz olarak davalılara devir ettiğini, davalıların da bu taşınmazları daha sonra üçüncü kişilere satmış olduklarını belirterek satış bedellerinden miras paylarına düşen kısmın tahsili isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların satış işlem tarihindeki gerçek değerlerinin belirlenmesi amacıyla keşif yapılmış ve üç ayrı bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkemece hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda: dava konusu taşınmazların her birinin satış işleminin yapıldığı 28.12.2001 tarihinde bitmemiş haldeki değerinin 23.218.000.000 lira olduğu belirtilmiştir.
Davacıların annesi, davacı tanığı olarak dinlenmiş ve beyanında; ... eşim, muris Hasan Erdem'den önce ölmüştür. Eşimin ölümünden sonra muris aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığım için muris çok kızmış ve ...sana ve çocuklarına zırnık koklatmayacağım... demiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazlar için bedel ödememişlerdir... demiştir. Davalı tanıkları ise; ...davalıların dava konusu taşınmazların bedelini ödediklerini, muvazaa olmadığını... beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davacıların delil olarak dayandıkları tereke tespit dosyası getirtilmiştir. Tereke dosyasının incelenmesinden, Muris Hasan Erdem'in terekesinde eldeki bu davanın konusunu teşkil eden taşınmazlar haricinde bir çok taşınmazının daha bulunduğu, bankada parasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, ...bilirkişi raporunda belirlenen gerçek değer ile satış bedeli arasında önemli bir fark olmakla birlikte davalıların murisin kızları olması ve bu yakınlık nedeniyle normal piyasa rayiçlerinden daha aşağı bir bedel ile taşınmazın davalılara satılmasında muvazaa olduğunun kabulü mümkün değildir. Davalıların bitmemiş olarak aldıkları bu taşınmazları bedel vermeden aldıkları kanıtlanamamıştır. Tanıkların ağırlığı bedel ödendiğini ifade etmişlerdir. Buna göre muvazaa iddiası kanıtlanamamıştır... gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre; dava konusu taşınmazların satış işleminin yapıldığı tarih itibariyle belirlenen gerçek değerleri ile resmi satış sözleşmesinde gösterilen satış bedelleri arasında önemli ölçüde fark bulunmaktadır. Tereke tespitine ilişkin dava dosyasından; murisin, sağlığında varlıklı olduğu, çok sayıda taşınmazlarının ve bankalarda nakit parasının bulunduğu ve bu taşınmazların satışından elde edeceği gelire ihtiyacının bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Yukarıda belirlenen bu olgular ile tanık anlatımları ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; muris ile davalılar arasındaki satış işleminin muvazaalı olduğunun kabulü gerekir. Muvazaa iddiasının ispat edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, muvazaanın varlığı kabul edilmek suretiyle davacıların miras paylarına düşen alacak miktarının belirlenmesi ve hüküm altına alınması gerekirken tüm dosya verileri birlikte tartışılmadan yanılgılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 550.00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy