(2330 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 42, 43)
Dava: Davacı Seher Soyer vd. vekili Avukat S. Nesimi Aksu tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine 19.07.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.10.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı bakanlığın, emrinde çalışan sürücünün kullandığı araçta bulunan desteklerini kaza sonucu kaybetmeleri nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, 2330 sayılı Kanun gereği yapılan ödemelerin manevi tazminatı da kapsadığı gerekçesiyle manevi tazminat yönünden istemin reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
2330 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ödenen tazminatın bir kısmının manevi tazminat olduğunun kabulü doğrudur. Ancak, davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı olarak hesaplanan miktardan 2330 sayılı Kanun gereğince ödenen nakdi tazminatın tamamının düşülmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece ödenen nakdi tazminatın içerisinde yasal düzenleme gereği var olan manevi tazminat miktarının belirlenmesi ve bu miktar dışında kalan kısmın mahsuba konu edilebilecek maddi tazminat olduğu hususunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu durumun gözetilmesi ve sonucunda davacılar lehine daha fazla maddi tazminata karar verilmesi gerekirken daha az miktarda maddi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Bakanlığın diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı Merve'nin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak ıslahın, olay tarihinden 12 yıl geçtikten sonra yapıldığı ve davalı tarafın usulüne uygun olarak zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemenin ıslah edilen bölüme ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmiş olması da doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İçişleri Bakanlığı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ise ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy