(4077 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Davacı Atilla İlker Tuncay vekili Avukat Mahmut Küçük tarafından, davalı Borusan Otomotiv İth. ve Dağ. AŞ. ve Kosifler Oto Servis ve Tic. AŞ. aleyhine 01.05.2006 gününde verilen dilekçe ile ayıplı üretilen otomobil onarım bedelinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.05.2007 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Kosifler Oto Servis ve Tic. AŞ. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de Borusan AŞ. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacıya ait otomobildeki üretim hatası nedeniyle yapılan onarım harcamalarına ilişkin alacak istemine ilişkindir. Tüketici Mahkemesince bakılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyasında bulunan delil ve belgeler ile davacının dava konusu otomobili ilk alıcıdan sonradan satın alan ikinci el alıcı konumundadır. Bu duruma göre davalılar ile davacı arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı ve otomobilin garanti süresinin de dolmuş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı otomobilin motorunda gizli ayıp bulunduğu ve bunun yeni ortaya çıktığını iddia etmektedir. Davacı ile davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından davalının sorumluluğunun haksız eyleme dayandığı kabul edilmelidir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1, 2. maddelerinde açıklanan kanunun amacı ve kapsamı ile 3. maddesinde tanımlanan satıcı ve tüketici kavramları birlikte değerlendirildiğinde, bir uyuşmazlığın bu yasa kapsamında sayılabilmesi ancak taraflar arasında mal veya hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin bulunmasına bağlıdır. Dava konusu somut olayda ise davacı ile davalı arasında bir satış sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı dava dışı üçüncü kişiden ikinci el alıcısı olarak gizli ayıp iddiasına dayanmasına ve aracın garanti süresinin de dolmuş bulunmasına göre uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla görev yönünden dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, yerel mahkemece işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 17.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy