(2330 S. K. m. 6) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı Fidan vd.leri vekili Avukat V.T. tarafından, davalı içişleri Bakanlığı vd. aleyhine 21.05.2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar İçişleri Bakanlığı vekili ve Mahmut tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Davalı İçişleri Bakanlığının temyizi yönünden, dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davalı İçişleri Bakanlığı vekili ile Mahmut tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkillerinin desteğinin davalı bakanlığa ait araç içersinde yine ona ait personelin silahından çıkan kurşunla vurulması sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile davacıların uğradığı zararlar için maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre, davalılardan İçişleri Bakanlığı bünyesinde özel harekat polisi olarak görev yapan desteğin, operasyon dönüşü sırasında içinde bulunduğu adı geçen davalıya ait aracın bozuk yolda sarsılması nedeniyle, diğer davalı Mahmut'un silahının ateş alması üzerine isabet eden kurşun yaralanmasından dolayı öldüğü anlaşılmaktadır.
Davacılar, hizmet kusuruna dayanarak İçişleri Bakanlığı'na husumet yöneltip maddi ve manevi tazminat istediklerine göre 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür isteklerle ilgili davalara idari yargı yerinde bakılacağı gözetilerek, İçişleri Bakanlığı yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Mahmut'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3- a) Davalı Mahmut'un diğer temyiz itirazına gelince; İçişleri Bakanlığı tarafından davacılara 2330 Sayılı Kanun gereğince 14.472. YTL ödenmiştir. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa'nın 6. maddesi gereğince bu yasa hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olup yargı yerlerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında göz önünde tutulur. Manevi tazminatın tekliği ilkesi gereğince manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat bölünerek istenemeyeceğinden ve uğranılan manevi zarar, nakdi tazminatın bir bölümü ile karşılandığından artık, aynı olay nedeniyle yeniden manevi tazminat istenemeyeceği gözetilerek davacıların manevi tazminat isteminin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bu nedenle de bozulmalıdır.
b-) Olayın meydana geliş şartlarının davalının da katıldığı bir operasyon dönüşü olması ve davalının da bu sırada yaralanmış olması hususlarının birlikte değerlendirilerek belirlenen tazminattan BK. 43. maddesi gereği davalı yararına bir indirim yapılması gerekirken yapılmamış olması da doğru görülmemiş kararın yukarıda belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalı İçişleri Bakanlığı yararına, 3 (a ve b) bentlerinde gösterilen nedenlerle davalı Mahmut yararına BOZULMASINA, davalılardan Mahmut'un öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, bozma nedenine göre davalılardan içişleri Bakanlığının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan Mahmut'tan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy