(1086 S. K. m. 21) (818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava ve Karar: Davacı E.S. vekili Avukat H.D. tarafından, davalı A.S. vd. aleyhine 03.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istemesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 25.09.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, evlenme vaadi ile aileler arasında yapılan nişan gereğince davalı A.S. ile resmi nikah olmaksızın 4 ay fiili birliktelik yaşadığını, resmi nikah yapılmak üzere Şavşat ilçesine gidildiğinde Davalı A.S. diğer davalı Y.S. tarafından kaçırıldığını belirterek nişan hediyelerinin iadesi ve yapılan masrafların tazminini istemiştir.
Davalılar, yetki ve görev itirazında bulunarak davanın genel yetkili mahkeme olan davalıların ikametgahı aile mahkemesinde açılması gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların ikametgahı aile mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu gerekçesi ile yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava, davalıların haksız eylemine dayanılarak açılmıştır. Davalılara isnat olunan haksız eylem, resmi nikah yapılmak üzere Şavşat ilçesine gidildiğinde davalı A.S.'ın ailesinin yanına kaçırılması biçiminde gerçekleşmiştir. Şu durumda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, Çayeli Aile Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile karar verilmiş olması doğru değildir.
HUMK.'nun 21. maddesine göre; Haksız bir fiilden mütevellit dava, o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir. Şu halde kabul biçimi itibari ile yetki yönünden davanın, haksız eylemin gerçekleştiği ter olan Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olması yerindedir. Mahkemece davanın esasını incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan istek harcının istek halinde geri verilmesine 28.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ŞAVŞAT
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
E: 2007-69
K: 2007/52
Karar Tarihi: 25.09.2007
Davacılar vekilinin mahkememize açmış olduğu davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde müvekkili ile davalı nişanlısının evlenmek amacı ile nişanlandıklarını, müvekkilinin bu nişan merasimini düğün biçiminde yaptığını, müvekkilinin davalı nişanlısı için nişan takısı olarak 3 adet burma bilezik, nişan yüzüğü, 1 adet bayan kol saati, 1 çivit kulaklık liralık küpe (Toplam Bedelleri 2.500.00 YTL) aldığını, müvekkilinin nişan merasimini karşı tarafın talebi gereği düğün olarak yapmış olduğundan bu düğünde yörenin geleneklerine uygun olarak tüm adetler yerine getirilerek kına gecesi de yapıldığını, bunun için araç ücreti, nişan ve düğün için kıyafetler, ayak dönümü, erzak gideri, gelini evinden çıkarma parası, kamera ve kuaför giderleri, bir adet koç ve eğlence parası ve başlık parası olarak da 2.500.00 YTL olmak üzere nişan takıları da dahil olmak üzere müvekkilinin 9.800.00 YTL harcama yaptığını, müvekkilinin ve davalının bu nişan ve düğün merasiminden sonra davalı ile dört ay kadar da birlikte yaşadığını ve fakat davalının yaş itibari ile resmi nikah yapabilecek yaşa ermesinden dolayı Temmuz'un 24 ünde Şavşat ilçesine gelinip resmi nikah hazırlıkların başlanması için ikametgah (erkek için) alındığını, nüfus kayıtlarının çıkarılmasından sonra davalının yakınlarının müvekkilini ablukaya alarak davalıya alıp götürdüklerini sonrasında müvekkiline bu evliliğin olmayacağını söylediklerini, masrafların ödenmediğini ve hediyelerin de geri iade edilmediğini fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak şartı ile müvekkilinin bu nişan/düğün merasimi için yapılan 7.300.00 YTL ile nişan takılarının aynen iadesine yada 2.500 YTL meblağın ve sonuç olarak toplam 9.800.00 YTL bedelin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce taraflara dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi aynen tekrar ederek davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vermiş olduğu yazılı cevap dilekçesinde davayı kabul etmediklerini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını HUMK 9. maddesi gereğince davanın davalının ikametgahadresinde açılması gerektiğini bu nedenle davanın Çayeli'nde açılmasının gerektiğini belirtmiştir.
Yetki itirazı davanın başında yapılır, yazılı yargılama usulünde (Asliye mahkemelerinde) yetki itirazı ancak esasa cevap süresi içerisinde sürülebilir, cevap süresi kural olarak 10 gündür, yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmiş olması gerekir, anılan davada nişan hediyelerinin geri verilmesi ve tazminat talep edilmiştir. Davalılar süresinde yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Çayeli asliye hukuk (aile mahkemesi) olduğunu belirtmişlerdir. HUMK madde 9 uyarınca genel yetkili mahkeme davalıların ikametgahı mahkemesidir. Bu sebeple dava yetkisiz mahkemede açıldığından yetkisizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- HUMK.'nun 9/2. maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2- İstem halinde dosyanın yetkili Çayeli asliye Hukuk (Aile) Mahkemesine gönderilmesine
3- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25.09.2007 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy