(818 S. K. m. 49, 60)
Davacı Erol vekili Avukat Z.K. tarafından, davalı H........A.Ş. ve diğerleri aleyhine 05.04.2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın Ufuk yönünden atiye terkine, diğer davalılara yönelik davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.10.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar H.........A.Ş., Tarık ve Abdullah vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Abdullah, Tarık'ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı H..........Anonim Şirketi'nin temyiz itirazına gelince; dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davalı Ufuk yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar Abdullah, Tarık ve H.......Anonim Şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Tarık, Abdullah ve H.....Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davalı H........Anonim Şirketi'nin, davaya konu haberin yayınlandığı H...........com.tr internet sitesinin sahibi olduğu anlaşılmaktadır Zarar doğuran eylem Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen basın yolu ile hakaret suçunu oluşturmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 60/2. maddesinde; zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince daha uzun zamanaşımına tabi olan eylemden kaynaklanmış ise ceza zamanaşımının uygulanacağı kuralı vardır. Ne var ki davalı tüzel kişiliğe sahip olup anılan suç nedeniyle hakkında ceza zamanaşımı uygulanamaz. Davaya konu yayınlar; 30.11.2004 ve 01.12.2004 tarihli olup dava 05.04.2006 tarihinde açıldığına göre; yayın tarihlerinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı H.......Anonim Şirketi yönünden süresinde yapılan zamanaşımı defi dikkate alınarak 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken ceza zamanaşımı süresi uygulanmak suretiyle kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenler davalı H.........Anonim Şirketi yararına BOZULMASINA, davalılar Abdullah ve Tarık'ın temyiz itirazlarının ise 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan H........A.Ş.'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilisine 12.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy