(2918 S. K. m. 3, 19)
Dava: Davacı Hüseyin Yılmaz vd.leri vekili Avukat Coşkun Bülbül tarafından, davalı Cafer Bülent Şimşek vd. aleyhine 11/11/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/02/2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi de davalı Cafer Bülent Şimşek vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/02/2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. Coşkun Bülbül geldi, karşı taraftan davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Cafer Bülent Şimşek'in tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın davalı sürücü Cafer Bülent Şimşek ve aracın kayıt maliki Özcan Demirel'den ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalı sürücü yönünden dava kısmen kabul edilmiş, davalı kayıt maliki yönünden ise husumetten ret kararı verilmiş; hüküm davacılar ve davalı Cafer Bülent Şimşek tarafından temyiz edilmiştir.
Zarara sebebiyet veren olaya karışan araç trafikte davalı Özcan Demirel adına kayıtlıdır. Davacı, bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 ve 19. maddeleri hükümlerine göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Kayıt malikinin işleten olmadığını ispat için getirilen delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını zarara uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. Şu durumda aracın kayıt maliki tarafından noter senedi ile usulen mülkiyeti bir başkasına geçirilmediğine göre bu yönün resmi olmayan harici satış senedi ile doğrulanması davacının hukukunu etkilemeyeceğinden adı geçen davalı hakkında da davaya bakılarak bir karar vermek gerekir. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan adı geçen hakkındaki davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davanın kabul şekli bakımından yapılan incelemeye göre ise, davalı Özcan Demirel'e davada husumet yöneltilmesi aracın trafikte onun adına kayıtlı olmasından kaynaklanmıştır. Böylece resmi kayıtlara dayanılarak dava açılmış olması halinde, aracın asıl sahibinin başkası olduğunu davacının bilmesi mümkün bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddi halinde vekalet ücreti ile sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan davalı Özcan Demirel yararına da vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
4- Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri 10/2 maddesine göre davacı için verilen vekalet ücretini geçemeyeceği dikkate alınmadan fazla takdir edilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2, 3 ve 4) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, davalı Cafer Bülent Şimşek'in tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 625,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy