(1086 S. K. m. 364)
Dava: Davacı Alim vekili Avukat M.E. tarafından, davalı Melikgazi Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 14.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30.01.2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu kayıt maliki ile murisin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, murisin hissedar ve maliki olduğu taşınmazlarda, murisin Soyadı Kanunundan önce vefat etmesi nedeniyle malik hanesinde Mehmet, Mustafa yazılı olup, sülalenin daha sonra Kalpaklı soyadını aldığını, Soyadı Kanunundan önce ölmüş olması nedeniyle tapuda soyisim eklenmesinin mümkün olmadığını, taşınmazların halen mirasçılarca kullanıldığını, soy ismin idari ve dava yoluyla eklenmesinin mümkün olmaması sebebiyle haklarının zayi olduğunu belirterek taşınmaz maliki Mehmet'in murisi Mustafa ve Dudu oğlu 1270 doğumlu Mehmet olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın mülkiyet tespiti niteliğinde olup, tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar tapuda Mehmet, Mustafa adına kayıtlı ve hisseli taşınmazlardır. Davacı, Mustafa ve Dudu oğlu Kayseri 1270 doğumlu Mehmet'e ait veraset ilamını dosyaya ibraz etmiştir. Murise ait olduğu iddia edilen tapu kayıtlarında murisin soyadı almadan ölmesi ve davacının tapu kayıtlarındaki kişinin muris olduğunu başka yoldan ispatlayamaması sonucu davacı işbu davayı açmıştır. Davacının dava açmakta hukuki yararının varlığının kabulü gerekecektir. Ayrıca bu tür davaları tapu maliki ve mirasçılar açabileceği gibi elbirliği mülkiyetinde ortaklardan her biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilecek, tespit talebinde bulunabilecektir.
Bu tür davalarda sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile tespiti istenen kişinin aynı kişi olup olmadığı kuşkuya yer verilmeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptamanın yapılabilmesi için tapu kayıt ve varsa tapuda uygulanan belgelerin tamamı, mülkiyet tablosu bölümünde isimleri yazılı kişilere ait nüfus kayıtları dosyaya celbedilip, taşınmaz başında keşif yapılarak iddia hakkında yaşlı tanıkların bilgisine de başvurulmak suretiyle taşınmazın kime ait olduğu şüpheye yer verilmeyecek şekilde saptandıktan sonra bir karar verilmelidir.
Yukarıdaki hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu verilen karar doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy