(818 S. K. m. 49, 53)
Dava ve Karar: Davacı Seher Bahadır vekili Avukat Jale Alpay tarafından, davalı Suat Bayır aleyhine 20/10/1999 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/11/2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, hakaret nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davaya konu eylem nedeniyle davalı hakkında açılmış bir ceza davasının bulunduğu, açılan davanın zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı bu ceza davasındaki tanık beyanlarına dayanarak manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece ceza davasındaki tanık beyanları değerlendirilmeden dava kesin delil ile ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Ceza mahkemesince verilen ceza davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin karar da bu kapsamda değerlendirilmek gerekir. Ceza mahkemesi tarafından dinlenen Seda Duran, Çiğdem Çallı, Hakkı Baydar gibi tanıkların olayı doğruladıkları halde mahkemece bu tanık ifadeleri yeterli şekilde tartışılmadan davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Mahkemece ceza davasında ifadelerine başvurulmuş olan lehe ve aleyhe tüm tanık ifadeleri değerlendirilip hangi tanığın ifadesinin hangi nedenle hükme esas alınmadığı açıklandıktan sonra sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy