(818 S. K. m. 41)
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat G.G. tarafından, davalı Kamil mirasçıları aleyhine 11.06.2004 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davası sonucunda işleten sıfatı ile ödediği miktarı olayın diğer sorumlusu olan şoförün mirasçılarından rücuen tahsilini istemiştir.
Davalılar murisi Kamil, İstanbul Gümrükler Başmüdürlüğü'nde resmi görevlendirme ile şoför olarak Devlet Bakanına refakat ettiği sırada fazla mesai, yorgunluk ve dikkatsizlik sonucu karşı şeride geçerek otobüs ile çarpışmış, refakatinde bulunan polis memuru Ahmet'in % 100 maluliyetine neden olmuştur.
Dava dışı polis memuru Ahmet'e vesayeten eşi Ayten 2002/478 Esas ve 2002/910 Karar sayılı dosyada, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı'nı işleten sıfatıyla hasım göstererek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, 2002/713 Esas sayılı ek dava ile fazla kısım tazminatı istemiştir. Her iki dosya birleştirilerek hüküm tesis edilmiş, gerekçeli kararda ek davanın zamanaşımına uğradığı, ancak davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmaması nedeni ile kabulüne karar verildiği açıklanmıştır. Karar yargısal denetimden geçerek kesinleşmiştir.
Dosyamız davalıları (şoför Kamil ve mirasçıları) tazminat davasında taraf değildir. 2002/713 Esas sayılı ek tazminat davasının, taraf olan Hazine'nin zamanaşımı definde bulunmaması nedeniyle kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine taraf olduğu tazminat davasında zamanaşımı definde bulunmamakla kusurlu olup kendi kusuru nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarı davalılardan isteyemez. Şu halde mahkemece 2002/713 Esas sayılı ek tazminat davasındaki miktardan davalıların sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Davalılar 2002/478 Esas ve 2002/910 Karar sayılı asıl dosyadaki miktarın kusurları oranındaki % 30'undan sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece yapılacak iş, davalıların sorumlu olduğu miktarı belirlemek ve oluşacak sonuca göre karar vermektir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy