(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Yakup Doyar vekili Avukat Hüseyin Akçova tarafından, davalı Tüpraş; Genel Müdürlüğü vd. aleyhine 02.05.2005 gününde verilen dilekçe ile gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamadan kaynaklanan hasarın gideriminin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın davalı Tüpraş Genel Müdürlüğü yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden reddine dair verilen 23.02.2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Tüpraş; Genel Müdürlüğü vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ve davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18.03.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Tüpraş Genel Müdürlüğü vekilleri Av. Varal Badem ve Av. Refik Polat ile karşı taraftan davacı vekili Av. Sait Saruhan geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamadan dolayı davacının işyerinde hasar meydana geldiği iddiasına dayalı zararın giderimi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı Tüpraş Genel Müdürlüğü yönünden istem kısmen kabul edilmiş, diğer davalı yönünden husumetten reddedilmiştir. Kararı davacı ve davalılardan Tüpraş Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde Toptancılar sitesinde meydana gelen patlama sonucu maliki olduğu dükkanlarda hasar meydana geldiğini, değer kaybı olduğunu ve dükkanların boşaltılması ve tehlikenin devam etmesi nedeniyle de kira kaybı olduğunu belirterek hasar, kira kaybı ve değer kaybı zararlarının giderimini istemiştir. Mahkemece kira kaybı isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, değer kaybı ve hasar istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu işyerinde patlamadan kaynaklanan hasar olduğuna dair olay sonrası tespit yapılmıştır. Hasar olduğuna ve davacının işyerini olay öncesi kiralayarak gelir elde ettiği anlaşıldığına göre hasarın onarım süresince ve yeniden kiraya vermek için geçecek makul süre için dava konusu işyerinin konumu ile emsal taşınmazlardaki kira bedelleri gözetilerek hesaplanacak kira gelir kaybına hükmedilmelidir. Bu yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
A) Davacı, patlama sonucunda taşınmazında oluşan değer kaybını da istemiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda gözle görünen bulgulardan yola çıkılarak, soyut gerekçelerle yapı ve arsada (%50) değer kaybı meydana geldiği belirtilerek zarar hesabı yapılmıştır.
Değer kaybı nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için patlama sonucu binanın taşıyıcı sisteminde ve kullanılan demir ve beton malzemelerinin dayanma gücünde ne gibi tahribat meydana geldiğinin karot testi ve çelik çekme deneyleri de yapılarak saptanması, haksız fiil sonucunda binada meydana gelen görünür ve görünmez tüm hasarların kalem kalem ve ayrıntılı olarak belirlenmesi, yapı tekniği de dikkate alınarak belirlenecek bu hasarların yapılacak onarım sonucu tümüyle giderilmesinin mümkün olup olmayacağının incelenmesi, binada yapılacak onarıma rağmen giderilemeyecek olan kalıcı hasarlar mevcut ise bu kalıcı hasarların bina değerinde ne kadar düşmeye neden olacağının incelenip değerlendirilmesi, patlama nedeniyle bölgedeki işyerlerinin ve evlerin boşaltılması sonucunda psikolojik nedenlerle bina değerlerinde meydana gelen düşmenin yeni bir 'patlama tehlikesinin ortadan kalkması için sürdürülen çalışmaların başarıya ulaşması ve işyerlerinin yeniden açılması halinde ortadan kalkacağı, geçici nedenlerin kalıcı olmayan değer kayıplarının kalıcı etkenlere bağlı olarak hesaplanması gereken değer kaybı zararı hesabında nazara alınamayacağı dikkate alınarak yapılan çalışmaların başarı şansının da araştırılması, bu konularda bilirkişilerden kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre yalnızca kalıcı değer kaybına hükmedilmesi gerekir. Ne var ki, mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda değer kaybı zararı bu yönteme uygun hesaplanmamıştır. Bu haliyle gerekçesiz ve yetersiz olan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden, bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
B) Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamadan kaynaklanan hasarın giderimi istemine ilişkindir. Mahkemece istem davalı Tüpraş Genel Müdürlüğü yönünden kabul edilmiş, diğer davalı yönünden reddedilmiştir. Kararı davalı Tüpraş Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Mahkemece tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna açıkça itiraz edilmediği gerekçe gösterilerek tespit raporu benimsenerek hüküm verilmiştir. Ne var ki, tespit dosyasının incelenmesinde davalı tarafa tespitten önce tebligat yaptırılmadığı gibi, bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalı tarafın 22.07.2004 havale tarihli dilekçesi ile ve davaya cevap dilekçesinde davacı tarafın yaptırdığı tespiti ve zarar miktarını kabul etmediklerini açıklayarak tespit raporuna açıkça itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen rapora itiraz edilmediğinden söz edilemeyeceğinden ve esas alınan inşaatçı bilirkişi raporu da yetersiz ve denetime elverişli olmadığından zarar miktarının belirlenmesi için yeniden başka bilirkişiden rapor alınmalıdır.
Anılan yön gözetilmeden yetersiz ve itiraz edilen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 12.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy