(818 S. K. m. 49, 50)
Dava: Davacı Yusuf Turgut vekili Avukat Şaban Tamer tarafından, davalı Binkar Teknik Yapı San. ve Tic. A.Ş vd. aleyhine 17/10/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/01/2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi de davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24/02/2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, doğalgaz tesisatı kazı işlemi sırasında davacı evine verilen zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda davalı İGDAŞ%10, davalı BİNKAR AŞ % 50 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Kalan %40 kusur ise dava dışı tutulan İSKİ Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Davacının ise olayda kusuru yoktur. Dava haksız eylemden kaynaklanan zarara ilişkin olduğundan Borçlar Kanununun 50. maddesine göre haksız eylem failleri doğan tüm zarardan müteselsil olarak sorumludurlar. Mevcut bu yasal düzenlemelere göre haksız eylem faili olaniki davalının dava dışı kişiye ait kusur hakkında bir indirim yapılmadan zararın tamamından müteselsil sorumlu tutulmaları gerekir. Davacının talebinin de bu şekilde olduğu gözetilerek 17.10. 2006 tarihli dava dilekçesindeki isteğin tamamı için iki davalının müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmaları ve 9.11.2007 tarihli ıslah ile artırılan istek içinde davalı İGDAŞ'ın zamanaşımı itirazının yerinde bulunması nedeniyle diğer davalının tek başına sorumluluğuna karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı biçimde davalıların kusurları oranında sorumlu tutulmuş olmaları bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı, davalıların haksız eylemi sonucu uzun yıllardır oturmakta olduğu evinin içindeki tüm eşyalar ile birlikte yıkılarak yok olduğunu belirterek maddi zararı yanında manevi tazminat isteminde de bulunmuş, mahkemece, manevi tazminat istemi reddedilmiştir.
Dava konusu haksız eylem nedeniyle, davacı birlikte yaşadığı ailesi ile birlikte ağır bir korku ve endişe ile canlarını kurtarma telaşı yaşamış, ev eşyalarını kurtarma imkanı bile bulamadan evinin yıkılmasını izlemek zorunda kalmıştır. Davacının ailesi ile birlikte kullandığı ortak yaşam alanı elinden çıkmış, anı değerleri de bulunan pek çok ev eşyası yok olmuştur. Bu durumda davacının özel yaşam alanındaki huzur ve güvenliği davalıların haksız eylemi sonucunda bozulmuş ve onun sosyal kişilik değerlerine zarar verilmiştir. O halde BK'nun 49. maddesi uyarınca davacı yararına manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden manevi tazminat isteğinin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy