(5187 S. K. m. 13)
Davacı .... vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 21/03/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/11/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkinidir. İstem mahkemece kısmen kabul edilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, gazeteci olan müvekkilinin davalı tarafından “tetikçi” olarak nitelendirildiğini “tetikçi” kelimesinin anlamının sözlüklerde “kiralık katil” olarak açıklandığını tenkit sınırının aşıldığını iddia ederek manevi tazminat istemiştir
Mahkeme davacının yazısını eleştiren davalının eleştiri sınırını aştığı ve davacıyı siyasal iktidarın tetikçisi olarak nitelendirerek ağır ve haksız saldırıda bulunduğu, kiralık katil anlamına gelen tetikçi olarak nitelendirmenin hukuka uygun düşmediği davacıyı rencide eden toplum içerisinde ve gerekse izleyiciler nazarında küçük düşüren bir tutum olduğu kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dava dışı .... hakkında makale yazmış, dava dışı ....’ın vekili olan davalının televizyon programına telefon ile bağlanarak davacının yazdığı yazı ile ilgili bir takım açıklamalar yapmıştır. Davalı telefon ile katıldığı televizyon programında “…bizim siyasi tarihimizde bu tür gazeteciler hep vardı, yarında olacak. Siyasal iktidara, siyasal iktidarın hoşlanmadığı insanlara saldırmayı görev bilen insanlar hep vardır. Bu ta 1950'den benim yaş jenerasyonum bunları hatırlar, 1950'de de böyle basın vardı, böyle gazeteciler vardı, tetikçi dediğimiz gazeteciler vardı. Böyle tetikçiler, her zaman olmuştur. Tabii bu, hiçbir zaman bunlar Türk basınını temsil etmezler. …” demiştir.
Yazı bir bütün olarak incelendiğinde davacının köşesinde davalının müvekkili ile ilgili yazmış olduğu yazı hakkında cevap hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Saldırı olduğu iddia edilen “tetikçi” tabirinin yazı bütünü dikkate alındığında davacının iddia ettiği şekilde “kiralık katil” anlamında kullanılmadığı açıktır. Bu nedenle kullanılan ifadelerin eleştiri niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekli iken istemin kısmen kabul edilmesi yanlıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/01/2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)