(2709 S. K. m. 129)
Dava: Davacı Orhan Gölbaşı vekili Avukat Murat Erdoğan tarafından, davalı Mustafa Akaydın aleyhine 15/11/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 07/11/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız ve yersiz disiplin soruşturması yapmak, görevi kötüye kullanmak ve anayasal bilgi edinme hakkını kısıtlamak nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı rektörün görevi esnasında verdiği zararlar nedeniyle idare'ye karşı dava açılması gerektiği belirtilerek Anayasa 129/5 maddesi gereğince husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa'nın 129/5 maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancak idare aleyhine açılabileceği benimsenmiştir. Ne var ki, bu kural mutlak olmayıp; idari yetkilerin kullanılma alanı ile, eş anlatımla, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Özellikle, haksız eylemlerde; kamu görevlisinin, Anayasa'nın bu güvencesinden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda; davalı, Akdeniz Üniversitesi Rektörü davacı ise aynı Üniversitede Fizik Bölümü Öğretim Üyesidir. Davacı, dava dilekçesinde; davalı rektörün kendisi ile ilgili gereksiz soruşturma izni verdiğini, idare mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasına rağmen aynı konuda ikinci kez soruşturma yaptırdığını, Anayasal hak olan bilgi edinme hakkını kısıtladığını ileri sürerek görevini kötüye kullandığı iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Şu halde davacı, davalının açıkça kişisel kusuruna dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur. Şu durumda kamu görevlisi konumunda bulunan davalı hakkında Anayasa m. 129/5 hükmünün uygulanabilmesi söz konusu olamayacağından husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmiş olması doğru değildir. Mahkemece, davanın esası incelenmeli ve taraf delilleri toplanmalı, davalının hizmetten ayrılabilen kişisel kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilmeli ve oluşacak sonuca karar verilmelidir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.01.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 26.01.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy