(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Kayseri 1.Organize San. Böl. Tüzel Kişiliği ve diğerleri vekili Avukat Suat Urfalıer tarafından, davalı Mehmet Kabak ve diğerleri aleyhine 31/07/2006 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul olunmuş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacılar, davalının yaptığı basın toplantısında kullandığı sözlerle kişilik haklarına saldırıldığı, kendilerinin karşılıklı çıkar ilişkisi ile tüzel kişiliği yönettiğinin iddia olunduğunu belirterek tazminat istemişlerdir.
Davalı, davacı tüzel kişilik sınırlarında bulunan fabrika istinat duvarının usulsüzce yıkıldığını, yıkılan duvarın yerinin zaten davacılarca belirlendiğini, davacıların hatası nedeniyle duvarın yıkıldığını, beyanatlarında hakaret unsuru olmayıp olay nedeniyle mağduriyetlerini dile getirdiğini, bu konuda ayrıca tazminat davası da açtığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalının tüzel kişiliğin ahbap-çavuş ilişkisi içinde yönetildiğini ve kanunsuz, kuralsız çıkar ilişkileri anlamında kullanılan bu sözle davacıların küçük düşürüldüğü ve davalı tarafından açılan tazminat davası reddolunduğundan dava kısmen kabul edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden, davalıya ait fabrikanın Hacılar Organize Sanayi Bölgesi sınırları içinde iken daha sonraki değişiklikle davacı Kayseri I.Organize Sanayi Bölgesi sınırları içinde kaldığı, davacı idarenin imar planı yaptığı ve davalıya ait fabrikanın istinat duvarının bu planda yol olarak ayrılan kısımda kalması nedeniyle yıkıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf bu yıkım işleminde gerekli usul kurallarına uyulmadığı için tazminat davası, açmış ve haksızlığa uğradığı düşüncesi ile davaya konu sözlerin söylendiği basın toplantısını yapmıştır.
Basın toplantısında davalı, o güne kadar yapılanları ve yaşadığı olayları kendince anlatmıştır. Her ne kadar mahkemece davalı tarafından davacıların Organize Sanayi Bölgesi'ni ahbap-çavuş ilişkisi içinde yönettiklerinin söylendiği kabul edilmiş ise de; davalıya ait-televizyon yayınlarındaki sözlerin kaset çözümlerinden davalının böyle bir söz kullanmadığı, aksine yayını hazırlayan kişilerin kendi yorumları olarak bu sözleri alt yazı ile geçerek ve gazetelerde yazarak yer verdikleri anlaşılmaktadır. Şu durumda kişilik haklarına saldırı niteliğinde görülen sözlerin davalı tarafından söylendiği de ispatlanamamıştır. Davalının açtığı tazminat davası da basın toplantısı sırasında ve bu davanın açıldığı tarihte henüz sonuçlanmamıştır. Bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy