(4721 S. K. m. 24, 25) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı Müslim Gündüz vekili Avukat M. Umut Yalçın tarafından, davalı Tamer Korkmaz vd.leri aleyhine 01/03/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu yayında, Müslüm Gündüz: -Nerede kaldınız? başlığı altında:
...28 Şubat Süreci'nin çok ses getiren psikolojik harekat örnekleri arasında Müslüm Gündüz Hadisesi'nin apayrı bir yeri vardır. Fadime Şahin ile basılan Müslüm Gündüz'ün aslında bir kamu kurumunda serbest memur! olarak çalıştığını yetkili bir rejisörden (29 Ekim 1997'de) dinlemiştim...Öyle ki, baskını beklerken sabırsızlanan Müslüm Gündüz yetkililere telefon açmış ve Yahu nerede kaldınız? diye yakınmıştı: Gündüz'e Televizyoncu arkadaşlardan biri gecikti. Yolda, gelmek üzere. O gelir gelmez senin oraya intikal ediyoruz denmişti... ifadelerine yer verilmiştir.
Davacı, yazıdaki haber ve değerlendirmelerin gerçek dışı olduğunu; kendisinin gizli bir oluşumun üyesi ve oyuncağı olarak gösterildiğini belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, haberin üst düzey iki devlet görevlisinden öğrenildiğini; hakaret kastı içermediğini ve hukuka uygun sınırlar içinde kalındığını savunmuşlardır.
Mahkemece, yayının basın özgürlüğü kapsamında yapıldığı ve kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılar, yayında yer alan konuların gerçekliği konusunda bir kanıt göstermemişlerdir. Diğer yandan, benzer haber ve yorumların başka yayın organlarında da yer alması gerçeklik olgusunun kabulü için yeterli sayılamaz. Yayında yapılan değerlendirmelere göre davacı, hukuk dışı ve kurgulanmış bir oluşum içerisinde gösterilmiştir. Bu durumun, kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu açıktır. O halde, hukuka aykırılığın tespiti ile uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Mahkemece, istemin tümden reddi yerinde görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava dilekçesinde, Feza Gazetecilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı da davalılar arasında gösterilmiş; mahkemece süre verilmesine karşın kendisine husumet yöneltilmek istenilen kişi bildirilmemiştir. Şu durumda, dava dilekçesinin 3. sırasında yer alan davalı hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu davalı bakımından karar verilmesine yer olmadığının hükme bağlanması gerekir. Mahkemece, adı geçen davalı yönünden de kesin hüküm oluşturacak şekilde esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy