(4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Olcay Gezer (Çapa) vekili Avukat Zehra Şenel tarafından, davalı Mennan Çapa aleyhine 13/11/2006 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 03/03/2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil Olcay Çapa (Gezer) geldi, karşı taraftan davalı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının Akşam Gazetesi ve Hürriyet Gazetesi'nde yer alan gerçek dışı ve iftira dolu beyanları nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı, 87 yaşındaki babası S. Germi Çapa'nın 41 yaşındaki davacı ile evlenmesi neticesi babasına ait servetin haber ve röportajda tartışılıp, olayların anlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı beyanlarıyla davacının hukuka aykırı olarak küçük düşürüldüğü, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının açıklamalarının yer aldığı 28 Ekim 2006 tarihli Akşam Gazetesinde Cicianne Çapa'ladı başlıklı haberde, davacının gerçekleştirmiş olduğu evlilikleri, evlenen eşler arasındaki yaş farkı, evlendiği kişinin serveti, evliliğin gerçekleşme şekli ve gelişimi anlatılmıştır. 29 Ekim 2006 tarihli Hürriyet Gazetesindeki Rapor alıp evlendi başlıklı haberde ise yine aynı konulara yer verilip, ailenin malvarlığı ve davalının açıklamalarına dikkat çekilmiştir.
Davacının, davalının yaptığı her iki açıklama için savcılığa şikayeti sonucu ayrı ayrı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Davacının, davalının babası ile yaptığı evlilik ve davalının babasının serveti taraflar arasında tartışma konusu değildir. Tartışma konusu yapılan ve basına yansıyan açıklamalarda dile getirilen konu, davacının, davalının babasıyla yaş farkına rağmen serveti nedeniyle evlenmiş olduğu iddiasıdır. Davalı bu iddialarını babasına ait servetin büyüklüğü ve davacı ile babalarının anlaşmalarından itibaren babasının kendisi ve ailesine karşı olan eylemlerini delil olarak ortaya koyarak kanıtlamaya çalışmıştır.
Davacı, sosyal inceleme raporundaki kendi beyanında, evlendiği eşinin müdürü olduğu bankanın müşterisi olduğunu, 6-7 ay tanıdıktan sonra evlendiklerini, evlilik kararında mali durumunun da hayat güvencesi olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca basına yansıyan beyanlarında, evlendirme dairesinin eşinin akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair rapor istediğini ve raporun alınıp nikahın gerçekleştirildiğini açıklamıştır.
Evlilik 29/09/2006 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Davacının evlendiği eşi, davalının babası 18/08/2005'te davalıya verdiği vekaletnameyi 27/06/2006 tarihinde azletmiş, 1998 yılına ait ilamın icra takibine konulması sonucu, davalı babasına ait olup ikamet ettiği villadan 04/09/2006 tarihinde icra yolu ile tahliye ettirilmiş, villaların satışı için ise 28/10/2006 tarihinde ilanlar verilmiştir. Davalı, babasının davacı ile tanıştığı süreçte başlayıp, evlilik birliği içerisinde süregelen bu eylemler karşısında, olayları kendi bakış açısına göre yorumlayarak basına yansıyan sert eleştirilerde bulunmuştur. Davalı, babasının kısa sürede gerçekleştirdiği işlemler sonucu hak etmediğini düşündüğü sonuçlarla karşılaşınca tepkisini göstermiştir. Asırlık markayı kuran aileyle ilgili haber ve röportajlar da basında yer almıştır.
Medeni Kanun hükümleri gereğince, evlilik için şartları gerçekleşen kişilerde belli bir yaş aralığı aranmamaktadır. Şartlara sahip olan kişiler kendilerinden yaşça küçük veya büyük bir kimseyle evlenebilmektedirler. O kişinin özgür iradesiyle karar verebileceği bir konudur. Ancak somut olayda konunun özü taraflar arasındaki yaş farkından ziyade davacı eşinin malvarlığı ve öz oğlu olan davalıya karşı giriştiği eylemler ve davalının bu eylemler sonucu zarar görmesidir. Netice itibariyle, davalının dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılacağı gibi mağduriyetini dile getirmek amacıyla davacıyı eleştirdiğinin kabulü kaçınılmazdır.
Dava konusu edilen açıklamalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde eleştiri niteliğinde olduğu ve hukuka aykırılık unsurları içermediği sonucuna varılmaktadır. Şu durumda davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy