(818 S. K. m. 41, 49)
Dava ve Karar: Davacı Gülen Kaya vekili Avukat Güzin Öğretim tarafından, davalı Nurittin Cengiz aleyhine 04/10/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı, sicil amiri olan davalının daha önceki sicili 100 olmasına rağmen 1998, 1999 ve 2000 yılı sicil raporlarının keyfi ve kasıtlı olarak düşük sicil notu verdiğini, raporundaki ifadelerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek istekte bulunmuştur.
Davalı ise, davacının hastalarının ve bazı çalışma arkadaşlarının yakınmalarına dayanılarak sicil raporunun düzenlendiğini, kişisel husumet ve garezi bulunmadığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının sicil raporunun objektif olarak doldurulmadığı, her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ve davacı hakkında soruşturma açılmadığı halde düşük sicil verildiği, düşünceler bölümündeki sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesi ile istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı Merkez Bankasında uzman hekim, davalı ise aynı yerde başhekim olup davacının birinci sicil amiridir. Davalı, davacıya ait 1998 yılı sicil raporunu 70, 1999 yılı sicil raporunu 60, 2000 yılı sicil raporunu ise 50 olarak düzenlemiş, sicil raporlarının 6, 9 ve 10. maddelerinde yer alan tarafsızlık, insan haklarına saygı, mesai arkadaşlarına ve iş sahiplerine karşı tutum ve davranışlarına düşük not vermiş, 2000 yılı sicil raporunun düşünce bölümüne de hastalara davranışlarında inanç ve din ayrılıklarından etkileniyor, mesai arkadaşları ve hastalara agresif davranıyor biçiminde bilgiler yazmıştır. Yargılama sırasında bilgilerine başvurulan davalı tanıkları; davacının başı kapalı bir çocuğa bu çocuğun başı neden kapalı, bu çocuğu okut, başka bir hastaya başınızı kapatıyorsunuz, saçlarınız dökülüyor bu yüzden bankanın paraları dışarı gidiyor, başınızı kapatacaksanız İran'a gidin biçiminde sözler söylediğini belirtmişlerdir. Davalı sicil amiri olarak sicil raporunda davacının davranışlarını değerlendirerek kanaat açıklamasında bulunmuştur. Davacı, davalının kişisel kusurlu (kin, hınç, düşmanlık ve benzeri davranışlar) olduğunu kanıtlayamamıştır. Şu durumda yerel mahkemece, istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy