(5149 S. K. m. 4, 5, 6, 7, 8, 25)
Dava: Davacı Seyfettin vekili tarafından, davalı Beşiktaş Spor Kulübü A.Ş ve Türkiye Futbol Federasyonu A.Ş. aleyhine 18.03.2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04.12.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, İnönü Stadı'nda Beşiktaş-Çaykur Rizespor takımları arasında oynanan futbol maçında oğlunun bıçaklanarak öldürüldüğünü, tribünlerin aşırı derecede dolu olması nedeniyle ambulansın geçebileceği yer olmadığından yaralı olan oğluna anında müdahale edilemediğini ve oğlunun kan kaybından öldüğünü, maçı izlemeye gelenlerin yeterince aranmadığını, tribün turnikelerinin çalışmadığını, tribünlere kapasitesinin üzerinde çok sayıda taraftarın numarasız biletle alındığını, koltuk dışında merdivenlerde bile izleyicilerin oturduğunu, bu durumun görevlilerce denetlenmediğini, stadın kapı otomat ve stat kamera sistemlerinin UEFA ölçütlerine uygun hale getirilmediğini, davalılardan spor kulübünün tribünlerin alabileceğinden fazla bilet dağıttığını, diğer davalı Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu olumsuzluklara rağmen gerekli önlemleri almadığını, tüm bu nedenlerle oğlunun ölümünde kusurları bulunduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılardan Türkiye Futbol Federasyonu, tarafına husumet düşmeyeceğini, kendisine Yasa ile verilmiş bir görev bulunmadığını, 5149 sayılı Yasa'nın 4. maddesinde güvenliği ev sahibi kulübün sağlayacağının, 5. maddesinde spor kulüplerinin iç güvenliği nasıl sağlayacaklarının, 6. maddesinde karşılaşma güvenliğinin düzenlendiğini, dış güvenliğinde genel kolluk güçleri tarafından sağlanacağını, 30.07.2004 günü yürürlüğe giren Türkiye Futbol Federasyonu 2004/2005 sezonu lig ve kupa karşılaşmaları statüsünün 18. maddesinde de stadyumda ve tribünde güvenliği ev sahibi kulüp olan Beşiktaş'ın sağlaması gerektiğini, kusursuz sorumluluk hallerinin sayılı olduğunu, genişletilemeyeceğini, ölen kişi adına manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı Beşiktaş Spor Kulübü Derneği ise, davacının ölmüş kişi adına velayetten dava açamayacağını, taraf ehliyeti bulunmadığını, olayın asli failinin yargılandığını, davacının bu kişi hakkındaki davasından vazgeçtiğini, bu nedenle tazminat isteyemeyeceğini, davalının içinde bulunduğu kurum ve kuruluşlar hakkında kanıt bulunmadığı ve olayda nedensellik bağı gerçekleşmediğinden ek takipsizlik kararı verildiğini, İl Spor Güvenlik Kurulu'nun 25.11.2004 günlü kararında olayın 5149 sayılı Yasa'nın 25. maddesi anlamında sporda şiddet olayı olmadığı, olayın şiddete varan aşırı rekabet ve fanatizmin bir sonucu olmadığından Beşiktaş Kulübü'ne bir ceza verilmediğini, kapasitenin üzerinde bir seyirci olduğunun kanıtlanmadığını, tribün arkası koridorda birbirlerini tanıyan taraftarlar arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanma olayının meydana geldiğini, statta UEFA ölçütlerinde belirtilen teknik, idari, hukuki, ve güvenlik koşullarının bulunduğunu ve Türkiye Futbol Federasyonu'nun aradığı ölçütlerin eksiksiz yerine getirildiğini, stadın lisans belgesi olduğunu, güvenliğin en büyük mülki amirlikçe belirlenecek karşılaşma güvenlik amiri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından sağlanması gerektiğini, statta özel güvenliğin bulunduğunu ancak, arama yetkilerinin olmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel Mahkemece, davacının oğlunun ölümünden olayın asli failinin sorumlu olduğu, davalıların herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, dava dışı Fatih'in ayakkabısının içinde bıçak saklayarak maça girmesi, sanığın bulunduğu gruba doğru gelen başka bir grubun omuzlarına çarpması ile kavga çıktığı, adı geçen kişinin davacının oğlunun sol göğüs alt kısmına bıçakla vurup kaçtığı, desteğin ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak öldüğü anlaşılmaktadır.
5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa'nın spor alanlarının düzenlenmesi başlıklı 4/1. maddesi uyarınca; Spor alanlarında sağlık ve güvenlikle ilgili her türlü düzenlemeyi yapmak görevi ev sahibi kulübe aittir. Biçiminde düzenleme yer almaktadır.
Saha güvenliği ise 5. maddede düzenlenmiş olup Spor kulüpleri, güvenliği sağlamaya yetecek sayıdaki güvenlik elemanlarını müsabaka öncesinden müsabakanın tamamlanıp seyircinin ve sporcuların tahliyesine kadar geçecek dönem içerisinde, müsabakanın yapılacağı yerde bulundurmak ve spor alanının iç güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler.
Spor kulüpleri, bu Kanunda yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla müsabaka ve saha güvenliğinin sağlanmasına yetecek sayı ve nitelikte yasalar çerçevesinde özel güvenlik hizmeti satın almaya yetkilidir. denilmektedir.
Müsabaka güvenliği de 6/3. maddede Spor alanlarının dış güvenliği genel kolluk güçlerince, saha içi ve tribün güvenliği ise 5. maddeye göre oluşturulacak özel güvenlik birimlerince ve saha yetkililerince sağlanır. Kapı aramaları özel güvenlik güçleri tarafından yapılır. Müsabaka güvenlik amirinin talebiyle emniyet güçleri, gerekli hallerde olayın meydana geldiği alanlara müdahale edebilir. Biçiminde düzenlenmiştir.
Ev sahibi spor kulüplerinin sorumlulukları 7. madde de Ev sahibi spor kulüplerince müsabakanın yapılacağı yerde, konuk takım seyircilerine bağımsız bir bölüm ayrılır ve taraflar arasında temas olmaması için ilgili Spor Federasyonları ve uluslararası Spor Federasyonlarının yönetmelik ve talimatları paralelinde gerekli önlemler alınır.
Federasyonların görev ve sorumlulukları ise 8. maddede düzenlenmiş olup Federasyonlar, müsabakanın yapıldığı yerdeki temsilcileri vasıtasıyla, sporcu ve taraftarların güvenliği için gerekli önlemlerin aldırılması, denetlenmesi bağlı olduğu uluslar arası federasyonların talimatlarının uygulamaya konulması ve gerekli ek önlemler aldırılması konusunda il veya ilçe spor güvenlik kurulu ile koordinasyonun sağlanmasından yetkili ve sorumludur.
Kulüplerin bulundurmakla görevli oldukları özel güvenlik güçlerinin sayısı, gözlem kameraları ve benzeri teknik donanımların yerleştirilmesi ti veya İlçe Spor Güvenlik Kurulu tarafından, misafir takımın soyunma odaları ile seyirci yerlerinin belirlenmesi, bilet satışı, güvenlik ise ilgili federasyonların talimatıyla belirlenir. Kontrol ve denetim konusunda Federasyon yetkilidir. biçiminde belirtilmiştir.
Şu durumda 5149 Sayılı Yasa'da yer alan düzenlemeler gereğince, iç güvenliği sağlamakla sorumlu ev sahibi spor kulübü davalılardan Beşiktaş Spor Kulübü Derneği'nin güvenliğin sağlanmasını kontrol ve denetleme görevi ile de diğer davalı Türkiye Futbol Federasyonu'nun meydana gelen ölüm olayından dolayı sorumlulukları bulunduğu anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemece, müteselsil sorumluluk kapsamında belirlenecek zarar tutarından davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul veya Yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy