(4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Davacı Alpaslan Işıklı vekili Avukat Ahmet Akgül tarafından, davalı Mustafa Altıntaş aleyhine 20/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından gönderilen 19.02.2007 tarihli yazıda geçen ... bir zamanlar sayın Haluk Gerger tarafından kamuoyuna açık bir makalede zavallı, yalancı, iftiracı ve ihbarcı olarak tanımlanan ve kışkırtıcılığı tescilli kimileri tarafından yersiz ithamlara, dedikodulara konu kılınmam üzerine, bu türden insanlarla aynı çatı altında bulunmamın kendime saygısızlık anlamına geleceği düşüncesi ile dernek üyeliğinden ayrılmak isteminde bulunmuştum. biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, ilgili yazının kendisi tarafından yazıldığını ancak, alıntı şeklinde yer aldığını, dava dışı Haluk Gerger tarafından söylenen bu sözlerin muhatabı olan davacı tarafından basit bir düşünce açıklaması olarak yorumlandığını, bu sözleri basit bir düşünce açıklaması olarak yorumlayan kişi ile aynı çatı altında kalamayacağını söylediğini ileri sürerek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının başkanı olduğu TÜMÖD tarafından ödenmesi gereken tazminatın, buna sebep olunan dönemde davalının da aralarında bulunduğu dernek yönetim kurulu üyeleri tarafından ödenmesi gerektiğinden söz edilerek davacı tarafından davalıya ve diğer yönetim kurulu üyelerine gönderilen ihtarnamelerle taraflar arasında tartışmalar başladığı ve bu süreçte davalının da davaya konu yazıyı gönderdiğinin anlaşıldığı belirtilmiş, taraflar arasındaki bu sürecin tek başına dava konusu dilekçe içeriği ile değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, sürecin tümü ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve davalı tarafından yazıldığı tartışmasız olan 19.02.2007 günlü yazı içeriğinde davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek herhangi bir ifadeye yer verilmemiş olduğu sonucuna varılarak istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu edilen yazıda davalı, dava dışı kişinin bir yazısından alıntı yaptığını ifade etmiş ise de, tırnak içinde aktardığı zavallı, yalancı, iftiracı ve ihbarcı nitelemeleri ile tanımlanan kişi olan davacının kışkırtıcılığı"nın tescilli olduğunu belirtmiş ve bu türden insanlarla aynı çatı altında bulunmamın kendime saygısızlık anlamına geleceği biçimindeki değerlendirme ile de dava dışı kişi tarafından yapılan nitelemelere kendisinin de katılmış olduğunu vurgulamıştır. Şu durumda, davalı tarafından yapılan değerlendirmelerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu sonucuna varılarak davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy