(765 S. K. m. 102, 455) (818 S. K. m. 60) (2918 S. K. m. 109)
Dava: Davacı Simon Peri Zorlu ve diğerleri vekili Avukat İsmail Bakır tarafından, davalı Mustafa Arslan ve Ordu Esnaf Odaları Birliği aleyhine 07/09/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/12/2007 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili Avukat İbrahim Baş tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
a- Davalı Mustafa Arslan'ın temyiz itirazları yönünden; davacılar, davalı Mustafa Arslan'ın davalı birliğe ait aracı kullanırken murisleri Mehmet Salih Zorlu'ya çarparak ölümüne neden olduğunu iddia ederek destekten yoksun kalma ve manevi tazminatın tahsilini istemişlerdir. Bilirkişi raporu alındıktan sonra 02/03/2007tarihli harçlandırdıkları ıslah dilekçesi ile müddeabihi artırmışlardır. Davalı Mustafa Arslan ıslah dilekçesine karşı yasal sürede zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Eylem suç teşkil etmekte olup, davalı ceza mahkemesinde TCK 455/1 maddeden yargılanmıştır. Anılan eylem için TCK'nın 102/4 maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu bağlamda BK'nun 60/2 ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre uzamış ceza zamanaşımı süresi 5 yıl olacaktır. Olay 02/11/2000 tarihinde meydana gelmiş, ıslah 02/03/2007 tarihinde yapılmıştır. Şu durumda 5 yıldan fazla süre geçtiğinden ve ıslah dilekçesi ile istenen kısım zamanaşımı def'inde bulunan Mustafa Arslan yönünden zamanaşımına uğradığından, bu davalı yönünden ıslahla artırılan kısmının zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken tüm zarardan her iki davalının da sorumlu tutulmuş olması doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
b- Davalılar Mustafa Arslan ve Ordu Esnaf Odaları Birliği temyiz itirazları yönünden; davacılar vekili, 20/03/2007 tarihli celsede Muhdet Zorlu'ya ait vekaletname sunamadıklarını, buna ilişkin iddialarından vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Mahkemece diğer davacılarla birlikte Muhdet Zorlu yararına da manevi tazminata hükmedilmiştir. Dava açma, şekil ve şartları Usul Yasasında düzenlenmiştir. Ayrıca hüküm davada taraf olanlar yararına kurulabilir. Somut olayda, usulüne uygun olarak dava açılmayan ve davada taraf olmayan şahıs lehine tazminata karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Mustafa Arslan, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle her iki davalı yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy