(765 S. K. m. 482)
Dava: Davacı Dünya Göz Hastanesi (Levent Sağlık Hiz. A.Ş) vekili Avukat İskender Atasagun tarafından, davalı Yakup Öztümer aleyhine 13/03/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/02/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Yakup Öztümer vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, davalının kendisine yönelik hakaret eyleminden dolayı kişilik haklarının zedelendiği gerekçesi ile manevi tazminat istemiştir. Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararının varlığı gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı tarafında temyiz edilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davalının, davacı hastane müdürü dava dışı Adem Esgün'e yönelik hakaret suçunun sübut bulduğu saptanarak Türk Ceza Yasası'nın 482/3. maddesi gereğince cezalandırıldığı, diğer şikayetçiler hastane doktoru ve danışma görevlisi hakkındaki hakaret eylemi iddiaları nedeni ile beraatine karar verildiği hükmün temyiz olmaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ceza davasında verilen mahkumiyet kararı, davalının dava dışı hastane müdürüne yönelik eylemi nedeni ile verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, bu eylem nedeni ile ayrıca davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun kabulü mümkün değildir. Tanık beyanlarında geçen ve davacı hastane tüzel kişiliğine yönelik beyanların ise görmüş olduğu tedavisini beğenmeyen bir hastanın dile getirebileceği eleştiri hakkı sınırlarında kabul edilmesi gerekmektedir. Kaldı ki davalıya takılan lenslerin de göze takıldıktan sonra saydamlığını yitirebildiği bu nedenle de fabrikasınca piyasadan toplatıldığının davacı ile davalı arasında görülen bir başka dosyaya ilişkin 13. H.D. 2007/2942 E. sayılı bozma ilamı içeriğinden anlaşılması karşısında, sağlık hizmetini profesyonel olarak veren davacı şirketin bu türden eleştirilere katlanması gerekmektedir. Davalı tarafından sarf edilen beyanlarda eleştiri sınırları aşılmamış olup hukuka aykırılık unsuru oluşmamıştır. Şu durumda kişilik haklarına saldırıdan söz edilemez. Bu nedenle istemin tümden reddi gerekirken davacı yararına bir miktar manevi tazminat takdir edilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy