(818 S. K. m. 41, 45)
Dava: Davacı Hatice Soy vd.leri vekili Avukat Nuri Kaya tarafından, davalı Salih Zeki Özcan vd. aleyhine 10/05/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalıların vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 14.04.2008 havale tarihli hesap raporunda, destekten yoksunluk tazminatı hesap tarihindeki verilere göre hesaplanmış ve davalının araç sigortası olan Ray Sigorta tarafından 17.11.2003 tarihinde davacılara yapılan ödeme ile Bağ-Kur tarafından davacılara bağlanan ölüm aylığının peşin sermaye değeri herhangi bir güncelleştirme yapılmadan düşülerek hüküm altına alınan miktarlar bulunmuştur. Oysa davacılar, sigortaca ödenen miktarı hesap tarihinden yaklaşık 4,5 yıl önce almış olmakla bu miktarın hesap rapor tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarı tutarında haksız yere zenginleşmiş olacaktır. Bu durumda sigorta ödemesinin yapıldığı tarihten hesap rapor tarihine kadar işlemiş yasal faizi de hesaplattırılıp güncelleştirilmek suretiyle bu miktarın hesaplanan destek tazminatından düşülmesi gerekir. Ayrıca Bağ-Kur tarafından davacılara bağlanan ölüm aylığının rapor tarihi itibariyle peşin sermaye değeri Bağ-Kur'dan sorularak bildirilen miktarın da hesaplanan destek tazminatından düşülmesi gerekir.
Anılan yönler gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.02.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar dairemizce bozulmuştur. Daire kararının (2) nolu bendindeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki;
Davacıların desteği trafik kazasında ölmüş, davacılar desteğin yardımından mahrum kalmışlardır.
Haksız fiillerde, zarar görenin mal varlığındaki azalma haksız fiilin işlendiği anda oluşmuştur. Zarar verenin tazminat sorumluluğu da bu tarihte başlar. Olay tarihi itibariyle tazminatın tamamının ödenmesi yasal zorunluluktur. Tazminatın ödenmemesi durumunda tazminat sorumlusu temerrüde düşer. Olay tarihi itibariyle mal varlığında azalma meydana gelen ve haksızlığa uğrayan tarafın, zararının sonraki tarihler itibariyle giderilmesi, haksız fiil sorumlusunun nedensiz zenginleşmesine neden olur. Haksız fiilde bulunan kişinin kısmi ödemede bulunması onun zarar görenlerin acılarını tamamen giderdiği sonucunu doğurmaz. Ancak zararın tamamının olay tarihi itibariyle giderilmesi durumunda bu düşünce kabul görür. Bu tür olaylarda, hiçbir zaman haksız fiilde bulunanın teşvikine neden olacak şekilde hareket edilmemelidir. Zarar görenin olay tarihi itibariyle yaşamaya başladığı ve yaşamı boyunca çekeceği acıyı hukukçuların görmesi gerekir. Yasalarda çoğunluğun bozma gerekçesine uygun bir hüküm de getirmemiştir. Yasa koyucu zarar görenin zararlarının artmasına neden olacak hükümlerin yasalarda yer almasını da kabul etmez.
Somut olayda, davacılar destekten yoksun kalmışlardır. Olaydan sonra davalılar tarafından zararın ödenen bir bölümünü, hüküm tarihinde paranın alım gücüne uyarlanması doğru değildir. Davalılar yapılan bu kısım ödeme ile o miktardan borçlarından kurtulmuşlardır. Tazminattan ancak bu miktarın indirimi yapılabilir. Bundan dolayı da bozma ilamının bu bölümüne katılmıyorum. Tazminatın olay tarihinde tam ödenmemesinde davacıların sorumluluğu da yoktur. Mahkeme tüm bu olguları dikkate almış ve tazminat miktarının kapsamını doğru olarak belirlemiştir. Karar bu nedenle doğrudur.
Anlatılan nedenle ilamın 2. bendindeki bozma gerekçesine katılmıyorum. 12.02.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy