(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı E. vekili avukat O.K. tarafından, davalı Merkez Gaz. Der. Basını Yay. San. adına T. vd. aleyhine 09.09.2004 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldın nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 18.09.2007 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.03.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili avukat ile karşı taraftan davalılar vekili avukat geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldın nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Sabah gazetesinin 25.04.2004 tarihli sayısında Kafaya sıkıp gitmekten başka ne yapabilir ki? başlığıyla yayınlanan köşe yazısında eleştiri sınırları aşılarak kendisi için seviyesiz, ırkçı, banal, sıradan faşist, aptal ve sıradanlığın hüküm sürdüğü arenanın ürünü şeklinde ithamlarla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar cevaplarında, köşe yazısında davalı yazarın davacının milliyetçilik anlayışını eleştirdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece daha önce istemin kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca temyizi üzerine dairece kısa karar ve gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine bu defa mahkemece önceki kısa ve gerekçeli kararla bağlı olmaksızın köşe yazısında davacının milliyetçilik anlayışının eleştirildiği gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacı sanatçı kimliği ile -Popstar Yarışmasında- jüri üyesi olarak 23 Nisanda yayınlanan programda Simge adlı yarışmacının seslendirdiği Ahmet Kaya'nın Giderim adlı şarkısı üzerine yorum yaparken Bugün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı... çok önemli bir gün 23 Nisan ve bence bu şarkı bugüne hiç uymuyor. Kurşun, mavzer, ölü, intihar. Dolayısıyla ben müziğin müzik için yapılmasını arzu eden bir kişi olarak bu şarkıyı bu yarışmaya yakıştıramadım şeklinde düşüncelerini açıklamıştır. Davalı köşe yazarı ise yazısında davacının bu yorumunu farklı şekilde aktarıp Ercan'ın banal, basit, kaba, temelsiz milliyetçiliğine isyan ediyorum... Bu banalliğe, bu sıradan faşizme artık daha fazla katlanamayacağını, sorumluluğunu yerine getirip, aptallığın ve sıradanlığın hüküm sürdüğü arenanın cüretkar bilge adamına dur bakalım diyorum, cehaletle cesaretin bu derece iç içe geçtiği bir ortamda insana kafaya sıkıp gitmekten başka seçenek mi kalıyor... şeklinde ifadeler kullanarak eleştiri sınırlarını aşmıştır. Kullanılan ifadeler davacının yorumunu eleştirmekten ziyade kişilik haklarına saldın niteliğindedir. Her ne kadar basının eleştiri ve yorum hakkı varsa da bu eleştiri ve yorumun amacına uygun ölçüde yapılması, ifadelerin eleştirilecek kişinin kişilik değerlerini zedelemeyecek şekilde özenli seçilmesi gerekir. Bu nedenle davaya konu yayında davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun kabulü gerekir.
Şu durumda, mahkemece uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmelidir. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 550,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy