(818 S. K. m. 49)
Dava ve Karar: Davacı Ahmet Sevim vekili Avukat Fatih Sevim tarafından, davalı Güray Öz ve İlhan Selçuk aleyhine 20/4/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/2/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davaya konu Cumhuriyet Gazetesinin 30.4.2006 günlü yayınında Öğrencilerin namaz kılmaya ve başının örtmeye zorlandığı okulda Cumhuriyet düşmanlığı yapılıyor üst başlığı ve Lisede şeriat propagandası alt başlığı ile verilen haber içeriğinin gerçek dışı olduğunu, kişilik haklarını zedelendiğini ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davacının tarih öğretmeni olarak görev yaptığı Prof. Dr. Necati Ersen Anadolu Öğretmen Lisesinde yaşanan olaylar nedeniyle öğrenci ve velilerin şikayetinin yayına konu edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; yayına konu edilen davacı hakkındaki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Cumhuriyet Gazetesinin 30.4.2006 günlü Öğrencilerin namaz kılmaya ve başını örtmeye zorlandığı okulda Cumhuriyet düşmanlığı yapılıyor üst başlığı ve Lisede şeriat propagandası alt başlığı ile verilen haberde; Sivas'taki Prof. Dr. Necati Ersen Anadolu Öğretmen Lisesinde ağabey ve abla adı verilen üniversite öğrencilerinin okul idaresinin desteğiyle okula gelerek, Gülen cemaatinin propagandasını yaptıkları ve örgütlendikleri, öğrencileri diğer sınıflara temsilci olarak gönderdikleri iddia edildi, Öğrenci velilerinin Cumhuriyete yaptığı açıklamalara göre; öğrencilere Arapça yazılı hadisler dağıtılıyor, Veliler okuldaki tarih öğretmeni Ahmet Sevim'in de derslerde öğrencilere Alevilerin cinsi sapıklık içinde bulunduğunu, anlattığını dile getiriyorlar. Öğrencilere Atatürk'ün put olduğunu, onu maske olarak kullandıklarını ve kendilerinin de aksi söylenmesi mümkün olmadığı zamanlarda Atatürk'ü maske olarak kullanabileceklerini belirten veliler, okulda laik demokratik hukuk devletine karşı açıkça yürütülen bu mücadelenin Gülen cemaatinin örgütlenme sistemi olduğuna dikkat çekiyorlar, Okulda her katta bulunan dinlenme odalarının mescit olarak kullanıldığını ve öğrencilerin namaza zorlandıklarını belirten veliler, okulun rehber öğretmenine sorunları aktardıklarını ve şu yanıtı aldıklarını ifade ediyorlar; çocuğunuz namazı burada değil evde kılsın şeklinde açıklamalara yer verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından öğrenci velilerinin gerek okul idaresine, gerek davalı Cumhuriyet Gazetesine şikayetlerini dile getirdikleri anlaşılmaktadır. Konu ile ilgili Milli Eğitim Müfettişleri tarafından okul idaresi ve davacı tarih öğretmeni Ahmet Sevim hakkında soruşturma yapılmış, soruşturma kapsamında ifade veren Pınar Kutlu ismindeki öğrenci 15.6.2006 günlü ifadesi ile yayına konu iddiaları doğrulamış, diğer öğrenciler iddiaları doğrulamamıştır. Soruşturma sonucunda davacı ile ilgili iddiaların ispatlanmadığı gerekçe gösterilerek işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Şu halde, davaya konu yayının, öğrenci velilerinin şikayeti, iddiaları ve gazeteye yaptıkları açıklamalar üzerine yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davaya konu yayının haberin veriliş anındaki beliriş biçimine göre görünen gerçekliğe uygun olduğunun kabulü gerekir. Soruşturma sonunda davacı hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olması yayını hukuka aykırı hale getirmez. Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02.03.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıldığı iddiası ile açılan manevi tazminat davasıdır.
Bir kısım öğrenci velisi kaynak gösterilerek tarih öğretmeni olan davalının sınıfta öğrencilere Alevilerin cinsi sapıklık içinde bulunduğunu anlattığını, öğrencilere Atatürk'ün put olduğunu, onu maske olarak kullandıklarını kendilerinin de aksinin söylenmesinin mümkün olmadığı zamanlarda Atatürk'ü maske olarak kullanabileceklerini söylediğini, davalı Cumhuriyet Gazetesinin 30/4/2006 tarihli nüshasında Lisede şeriat propagandası başlıklı haberde haber konusu yapılmıştır.
Haberin gerçekle hiç alakasının olmaması nedeniyle davacının talebi üzerine Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/457 D.İş sayılı kararı ile tekzibine karar verilmiş, davalının itirazı üzerine Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/100 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacının noter aracılığı ile ihtarname göndermesine rağmen tekzib kararı davalı tarafından yayınlanmamıştır.
Davacının görev yaptığı okulda haberle ilgili geniş bir idari soruşturma yapılmış dinlenilen tüm öğretmenler ile öğrencilerden Pınar Kutlu hariç diğer tüm öğrenciler haberin gerçeklikle bir alakasının olmadığını, habere konu edilen sözlerin davacı tarafından söylendiğine dair hiçbir bilgi ve duyumlarının olmadığını söylemişlerdir.
Habere konu olan sözlerin davacı öğretmen tarafından sınıfta diğer öğrencilerin de bulunduğu sırada söylendiğini söyleyen tek öğrenci olan Pınar Kutlu'nun başka okuldan naklen gelmiş olması, sınıftaki diğer tüm öğrencilerin habere konu sözlerin söylenmediğini beyan etmek suretiyle Pınar Kutlu'yu yalanlamış olmaları, habere dayanak olarak gösterilen ve öğrenci velileri tarafından verildiği iddia edilen dilekçede hiçbir öğrenci velisinin isim ve imzasının bulunmaması, yargılama sırasında haberin doğruluğu konusunda davalı tarafça herhangi bir velinin tanık olarak dinletilmemiş olması gözönüne alındığında, davaya konu haber gerçek veya en azından görünürdeki gerçekliğe uygun olmayan provake amaçlı düzmece bir haber görüntüsü vermektedir.
Basının görevi, gerçek veya en azından görünürdeki gerçek bilgiler ile güncel olan konularda toplumu bilgilendirmek ve aydınlatmaktır.
Somut olayımızda davalı gazete tamamen gerçeğe aykırı bir şekilde davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmuştur. Yerel mahkeme de hukuka aykırılığı tespit edip davalıyı tazminatla sorumlu tuttuğuna göre, verilen karar doğrudur. Kararın onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın bozulması düşüncesine katılmıyorum. 02.03.2009
KARŞI OY YAZISI
Faks yolu ile gazeteye gönderildiği bildirilen isimsiz ve imzasız bir yazıya dayanılarak dava konusu haberin yapılması, disiplin soruşturmasının bu yayın üzerine başlatılması ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü İlköğretim Müfettişliğince dinlenen 40'a yakın tanığın iddianın doğruyu yansıtmadığını beyan etmeleri karşısında usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi hükmünün onanması görüşünde olduğumdan, dinlenen tanıklardan sadece Pınar Kutlu'nun ihbarı doğrulayan anlatımını diğerlerine üstün tutup, yayının görünen gerçeğe uygun olduğunu kabul eden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 02.03.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy