(818 S. K. m. 41, 47, 49)
Dava ve Karar: Davacı Fevzi Budak vekili Avukat Celal Çelik tarafından, davalı Osman Şen aleyhine 18/02/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/02/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, Milli Eğitim Baş Müfettişi olan davalının, düzenlediği teftiş raporunda, kasıtlı olarak ve görevini kötüye kullanarak davacıyı ihalede usulsüzlük yapmakla suçladığını, davacının disiplin cezası almasına ve görevden alınmasına neden olduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Davalı ise soruşturmayı usulüne uygun yaptığını ve elde ettiği kanıtlar doğrultusunda görüşünü de bakanlık makamına ilettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının kasıtlı olarak soruşturmayı yönlendirdiği, ihaleyi alan firma yetkililerini yönlendirmeye çalıştığı, beyan etmedikleri hususları beyan etmiş gibi yazdığı, böylece davacının disiplin cezası almasına ve görevinden alınmasına sebebiyet verecek şekilde rapor düzenlediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre; Erzurum Öğretmenevi onarımı için ödenek üstü imalat yaptırarak idareyi yüklenici firma karşısında, borçlu duruma düşürmek konusunda davalı, davacı ve diğer görevliler hakkında soruşturma yapmış ve davacının sözlü talimatla ödenek üstü imalat yaptırdığı sonucuna ulaşarak davacıya disiplin cezası verilmesini önermiştir. Daha sonra yüklenici firma yetkilileri, davalıyı davacı aleyhine beyanda bulunmaya zorladığı iddiasıyla şikayet etmişlerdir. Davalı hakkında yapılan inceleme sonucu, başmüfettiş Mustafa Yaşar tarafından düzenlenen 01.12.2003 tarihli inceleme raporunda davalı hakkındaki iddiaların doğru olmadığı, davacının da kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Şu durumda davalının davacı aleyhine kasıtlı olarak davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı görevi gereği ulaştığı kanıtlara ve edindiği bilgilere göre raporunu düzenlemiştir. O halde davanın tümden reddi gerekirken davalının manevi tazminatla sorumlu tutulmuş olması doğru olmayıp kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy