(4721 S. K. m. 24, 25, 49)
Dava: Davacı Cevahir Şişman vekili Avukat Harun Mertoğlu tarafından, davalı Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş aleyhine 15/11/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalı tarafından bakır-çinko üretimi sırasında yeraltındaki çalışmalar ve patlatmalar nedeniyle evi yıkılacağı endişesi sonucu evine giremediği, manevi çöküntü içinde bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminat da istemiştir.
Bilirkişilerce dava konusu taşınmazdaki evde çatlaklar oluştuğu ancak şu an için tehlikeli boyutta olmadığı, yeraltı hareketleri devam ederse ileride iskanın tehlikeli olacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının evi zarar gördüğünden manevi tazminat istemini kısmen kabul etmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan, acı çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilebilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme hakkından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek durumları sınırlamıştır. Kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, evlenmenin feshi, bedensel zarar ve öldürme ile kişilik haklarının zedelenmesi bunlardandır. Sayılan haklardan en geniş anlamda koruma sağlayanı MK 24, 25 ve BK'nun 49. maddelerinde düzenlenen kişilik haklarıdır. Kişilik hakkı ise kişisel varlıkların korunması ile ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenen varlıkların, açıklananlarla çerçevelendirilmesine, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalmasına göre davacı yararına evindeki hasarlanma nedeniyle manevi tazminata hükmolunması doğru değildir. Yukarıda anılan hususların gözardı edilerek davalı tarafın manevi tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabul biçimine göre mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı 500,00 YTL olup sehven 500.000 YTL yazılmış ise de bu yanılgının maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy