(2709 S. K. m. 12, 17, 36) (743 S. K. m. 24, 24/a) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Mete Aslan vekili Avukat Ali Alper Aslan tarafından, davalı Ercüment Kimyon aleyhine 27/10/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş ve karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa'nın Hakların Korunması İle İlgili Hükümler başlığı altında ve 36. maddesinde; herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğu yer almıştır. Bu düzenleniş biçimi itibariyle kişinin hak arama özgürlüğünün güvence altına alındığı görülmektedir. İşte bundan dolayıdır ki kişi, gerek yargı mercileri önünde ve gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendisine zarar veren kişilere karşı, zarar gören haklarının korunmasını, bunun sonucu olarak zarar veren hakkında yasal işlem yapılmasına ve bu bağlamda cezalandırılmasını isteme hak ve yetkisine sahiptir.
Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği başlığını taşıyan 12. maddesinde de herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Medeni Kanunun 24 ve 24/a maddelerinde de, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı belirtilmiş, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, Anayasa'da ve yasalarda kişinin hak arama özgürlüğü ile kişilik değerleri güvence altına alınmıştır.
İşte bu noktada, hak arama özgürlüğü ile kişilik hakları karşı karşıya gelmiş olabilir. Sorun bu değerlerden hangisine üstünlük tanınacağı noktasında toplanmaktadır. Bir taraftan kişinin hak arama özgürlüğü güvence altına alınmışken, diğer taraftan kişilik hakları da Anayasal ve yasal güvence altına alınmıştır. Buna karşın kişi, hakkını ararken, karşı yanın kişilik değerlerine saldırıda bulunabilir. Onu hukuka aykırı bir eylemle suçlayabilir.
Hukukun, karşı karşıya gelen bu iki değeri aynı konuda ve zamanda koruma altına aldığı düşünülemez. Aksi halde, hukukun kendisi kendi kuralları ile çatışmış olur. Aslında konu biraz yakından incelendiğinde her iki değerin aynı anda birbirine karşı korunmadığı, çatışma durumunda somut olaydaki özelliğe göre birinin diğerine üstün tutulduğu görülecektir.
Şu durumda uyuşmazlığın çözümünde, hak arama özgürlüğünün, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmadığı, diğer bir anlatımla kişi, istediği biçim ve koşulda ve salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamayacağı, aksi halde bu hakkı kötüye kullanmış sayılacağı kabul edilerek, Anayasa ve yasaların öngördüğü güvenceden yararlanamayacaktır.
Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için, şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların olması zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bu olgu veya emareye dayanılarak, orta düzeydeki başka bir kişinin de böyle bir olay karşısında, davalı gibi hareket etmesinin uygun görüleceği diğer bir anlatımla orta düzeydeki kişinin de somut olaydaki gibi davranacağı ve şikayet hakkını kullanmasının uygunluğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı ve şikayet edilenin kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Dava konusu olayda; Davacının İskenderun Belediye Başkanı, davalının ise Sosyal Demokrat Halkçı Partisi İlçe Başkanı olduğu, davalının belediye imar uygulamalarına muhalif olması ve konuyu yargıya taşıması nedeniyle davacı ile aralarında husumet bulunduğu, taraflar arasındaki husumetin 4 yıl öncesinde yaşanan silahlı saldırı olayına kadar gittiği anlaşılmaktadır. Davacının, imar uygulaması kapsamında orduevinin yıkımı nedeniyle gazetecilere yaptığı açıklamada isim belirtmeksizin; orduevinin yıkılmasına muhalefet edenleri yakalarsam öperim açıklamasında bulunmuş, davalı ise yürekliyse öpeceği kişileri açıklasın
şeklinde gazeteye beyanda bulunmuştur. Davalı, evinin önünde park halinde bulunan aracının bu tartışmaların yaşandığı günün akşamı yakılmış olması nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına başvurarak
Mete Arslan tarafından yakılmış olduğunu tahmin ediyorum, suçluların yakalanarak cezalandırılmasını istiyorum biçiminde şikayette bulunmuştur. Bu şikayet üzerine davacı hakkında kasten yangın çıkarmak suçundan yapılan kovuşturmada, yeterli delil bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verilmiş, şikayetin takipsizlikle sonuçlanması nedeniyle davalı hakkında iftira suçundan kovuşturma yapılmış ve yasal şikayet hakkının kullanıldığı gerekçe gösterilerek takipsizlik kararı verilmiştir.
Davacı ile davalı arasında olay öncesine dayalı husumetin bulunması, tartışmaların yaşandığı günün akşamı davacının aracının yakılmış olması, davalı hakkında iftira nedeniyle yapılan kovuşturmada yasal şikayet hakkını kullandığının belirlenmiş olması karşısında, davalının yasal şikayet hakkının kullanıldığının kabulü gerekir. Şu durumda mahkemece, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçeyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy